Küresel yatırım bankaları JPMorgan ve Goldman Sachs, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz oranlarını sabit tutma kararının ardından yayımladıkları raporlarda, yeni bir faiz artışı için eşiğin oldukça yüksek olduğunu belirtti. Raporda, mevcut ekonomik koşullar altında enflasyon görünümü ve kredi büyümesi gibi faktörlerin sıkı para politikasının devamını desteklediği ifade edildi.
Bankaların değerlendirmeleri
JPMorgan, TCMB'nin politika faizini yüzde 50 seviyesinde sabit tutmasının ardından yaptığı analizde, faiz indirimi için ilk sinyalin ekim ayı gibi geç bir dönemde gelebileceğini öngördü. Banka, enflasyon beklentilerindeki iyileşme ve liradaki istikrarın korunması halinde faiz indirimlerinin 2025 yılının başında başlayabileceğini kaydetti. Ayrıca, faiz artışı için ise beklentilerin oldukça yüksek olduğu ve bu yönde bir adım atılması için ciddi bir şok yaşanması gerektiği vurgulandı. Goldman Sachs ise benzer bir yaklaşımla, TCMB'nin sıkı duruşunun devam edeceğini ancak faiz artışı döngüsünün sonuna gelindiğini belirtti. Bankanın raporunda, kredi büyümesi ve iç talepteki yavaşlamanın, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü baskıları azaltacağı ifade edildi.
Piyasaların tepkisi
İki bankanın raporlarının ardından piyasalarda TCMB'nin faiz politikasına yönelik beklentiler şekillenmeye başladı. Türk lirası döviz kurları karşısında sınırlı bir değer kazanırken, Borsa İstanbul'da bankacılık endeksi yatay bir seyir izledi. Analistler, TCMB'nin enflasyon raporu ve PPK metinlerindeki yönlendirmelerin yakından takip edileceğini belirtiyor. Ayrıca, ABD Merkez Bankası'nın faiz indirimine gitmesi halinde gelişmekte olan ülke para birimlerine olan ilginin artabileceği, bu durumun liraya destek olabileceği ifade ediliyor.
Ekonomik bağlam
Türkiye ekonomisi, yüksek enflasyon ve büyüme endişeleri arasında TCMB'nin faiz kararlarıyla şekilleniyor. Nisan ayı enflasyonu yıllık bazda yüzde 69,8 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, Merkez Bankası bu hafta gerçekleştirdiği toplantıda politika faizini değiştirmeyerek yüzde 50'de bıraktı. Bu karar, piyasalarda faiz indirimi beklentilerini öteleyen bir gelişme olarak değerlendirildi. Ekonomistler, TCMB'nin sıkı para politikasını sürdürülebilir kılmak için likidite yönetimi araçlarını da kullanabileceğini belirtiyor. Diğer yandan, hükümetin yeni ekonomi yönetimi ile uyumlu adımlar atması ve yapısal reformların hayata geçirilmesi, uluslararası kuruluşlar tarafından da talep ediliyor. JPMorgan ve Goldman Sachs gibi yatırım bankalarının raporları, yabancı yatırımcıların Türkiye'ye yönelik risk algısını da etkileyecek nitelikte.
Özetle, iki küresel yatırım bankasının raporları, TCMB'nin faiz artışı konusunda mevcut koşullar altında bir adım atmayacağına işaret ediyor. Ancak enflasyonun seyri ve dış şoklar, Para Politikası Kurulu'nun kararlarını değiştirebilir. Piyasalar gözünü mayıs ayı enflasyon verisine ve TCMB'nin önümüzdeki dönemdeki yönlendirmelerine çevirmiş durumda.