İzmir'in Urla ilçesinde kara yoluyla yasa dışı yollardan yurt dışına çıkmaya çalışan 24 kaçak göçmen, jandarma ekiplerinin düzenlediği operasyonla yakalandı. Aynı gün Seferihisar açıklarında ise lastik botu sürüklenen 35 düzensiz göçmen, Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince kurtarıldı. Olaylar, Ege Bölgesi'nde artan düzensiz göçmen hareketliliğini bir kez daha gündeme taşıdı.
Urla'da kara operasyonu
İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Urla ilçesinin kırsal kesiminde yaptıkları istihbarat çalışmaları sonucu, yurt dışına kaçmaya hazırlanan bir grup düzensiz göçmeni tespit etti. Düzenlenen operasyonda Afganistan, Suriye ve Pakistan uyruklu 24 kaçak göçmen yakalandı. Göçmenlerin sağlık kontrolünden geçirildiği ve işlemlerinin ardından İzmir Göç İdaresi Müdürlüğü'ne teslim edildiği öğrenildi. Yetkililer, kaçak göçmenlere yardım ve yataklık yaptığı şüphesiyle iki şüpheli hakkında da soruşturma başlatıldığını bildirdi.
Seferihisar'da denizden kurtarma
Seferihisar ilçesi açıklarında ise Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, lastik botu motor arızası nedeniyle sürüklenen bir grup düzensiz göçmen tespit etti. Harekete geçen ekipler, botta mahsur kalan 35 düzensiz göçmeni kurtararak karaya çıkardı. Kurtarılan göçmenlerin sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilirken, ifadelerinin ardından sınır dışı işlemleri için ilgili birimlere teslim edilecekleri ifade edildi. Ege Denizi'nde son dönemde yasa dışı geçiş girişimlerinde artış yaşandığı, özellikle yaz aylarında bu tür olayların sıklaştığı kaydediliyor.
Düzensiz göçle mücadele devam ediyor
Türkiye, düzensiz göçle mücadele kapsamında hem kara hem deniz sınırlarında yoğun güvenlik önlemleri alıyor. İçişleri Bakanlığı verilerine göre, 2024 yılının ilk altı ayında ülke genelinde 50 binden fazla düzensiz göçmen yakalanırken, Ege Bölgesi bu rakamın önemli bir kısmını oluşturuyor. Uzmanlar, göçmen kaçakçılığıyla mücadelenin yanı sıra göçün temel nedenlerinin de ele alınması gerektiğini vurguluyor. Yaşanan bu son olaylar, Türkiye'nin sınır güvenliği politikaları ve uluslararası yükümlülükleri arasındaki dengeyi bir kez daha sorgulatıyor.