Miray Cruises firmasına ait M/V Gemini adlı lüks kruvaziyer gemisi, Denizbank'ın haciz kararıyla Yunanistan'da alıkonuldu. Geminin haczedildiğini gizleyen şirket, yeni sezon çalışmaları için Endonezya başta olmak üzere Güneydoğu Asya'dan Çeşme'ye getirdiği 115 personeli aylarca otellerde bekletti. İşçiler, pasaportlarına el konulduğu ve çalışma izinleri olmadığı için adeta rehin durumunda kaldı.
Gemide haciz şoku
Akdeniz'de Ege adaları turları düzenleyen Miray Cruises, sezon öncesi filosundaki M/V Gemini'yi hazırlamak için personel getirtti. Ancak geminin Yunanistan'ın Kavala Limanı'nda Denizbank tarafından haczedilmesi üzerine planlar altüst oldu. Şirket yetkilileri, haczi işçilere bildirmediği gibi, gemideki bakım çalışmalarının devam edeceğini söyleyerek personeli oyalamaya çalıştı. İşçiler, haftalarca süren belirsizlik sonrası durumun farkına varınca İzmir Çeşme'deki otelde kendilerini terk edilmiş halde buldu.
Mağduriyet büyüyor
Endonezya, Filipinler ve Hindistan'dan gelen işçiler, pasaportlarının şirket tarafından alıkonulması ve çalışma izinlerinin bulunmaması nedeniyle yasal olarak ülkeden ayrılamıyor. Otel masrafları da şirket tarafından karşılanmayınca bir kısmı açlık tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Yerel sivil toplum kuruluşları ve İzmir Valiliği devreye girerken, konuyla ilgili soruşturma başlatıldı. İzmir Emniyet Müdürlüğü ekipleri, işçilerin ifadelerine başvurdu.
Hukuki süreç ve uluslararası boyut
Denizbank'ın alacağına karşılık başlattığı haciz işlemi, Türkiye ve Yunanistan arasında yeni bir krize dönüşme potansiyeli taşıyor. Geminin Yunanistan'da tutulması, Miray Cruises'ın faaliyetlerini durdurmasına yol açarken, işçilerin ülkelerine dönüşü için konsolosluklar devreye girdi. Endonezya Ankara Büyükelçiliği, vatandaşlarının durumuyla ilgili resmi bir açıklama yaparak çözüm için çalıştıklarını duyurdu. Bu olay, deniz ticaretinde haciz uygulamalarının işçi haklarına etkisini bir kez daha gündeme getirdi.
Yaşananlar, Türkiye'de yabancı işçi çalıştırma mevzuatındaki boşlukları ve denetim eksikliklerini ortaya koyuyor. Özellikle kruvaziyer sektöründe sıkça rastlanan bu tür uygulamaların önlenmesi için daha sıkı kurallar gerekiyor. İşçilerin içinde bulunduğu mağduriyet, yetkililerin ivedi müdahalesini zorunlu kılmaktadır.