İzmir'in Konak ilçesinde deprem riski taşıyan üç okulun yıkım kararı alınmasının ardından, bu okullarda eğitim gören öğrenciler Melih Gültekin İlkokulu'na yönlendirildi. Veliler, sabah saatlerinde okul önünde toplanarak tek binada üç okulun birleştirilmesine tepki gösterdi. Kalabalık sınıflar ve yetersiz fiziki koşullar nedeniyle çocuklarının eğitim hakkının kısıtlandığını savunan aileler, yetkililerden acil çözüm talep etti.
Kararın Arka Planı: Deprem Riski ve Yıkım
Konak ilçesinde bulunan üç ayrı okul binası, yapılan incelemeler sonucunda depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkım programına alındı. İzmir Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından alınan kararla, bu okullardaki öğrenciler geçici olarak Melih Gültekin İlkokulu'na nakledildi. Ancak veliler, birleştirme kararının eğitim kalitesini düşürdüğünü ve öğrenci güvenliğini riske attığını öne sürüyor.
Okul önünde toplanan kalabalık, "Çocuklarımız mağdur edilmesin" ve "Her okul kendi binasında eğitim görmeli" sloganları attı. Velilerden Ayşe K., "Üç okulun öğrencileri tek binaya dolduruldu. Sınıflar 50 kişiyi aştı, tuvaletler yetersiz, koridorlarda geçiş zor. Çocuklarımız hem fiziksel hem psikolojik olarak olumsuz etkileniyor" dedi.
Velilerin Talepleri ve Yetkililerin Açıklamaları
Veliler, soruna çözüm bulunması için İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne dilekçe verdi. Talepler arasında, yıkımı geciktirmek yerine prefabrik sınıflar kurulması veya çevredeki diğer okullara kontenjan ayrılması yer alıyor. Ayrıca, birleştirme kararının eğitim-öğretim yılı başında planlanmadığı için ani bir karar olduğu belirtiliyor.
İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden yapılan yazılı açıklamada, "Deprem riski taşıyan binaların yıkımı zorunludur. Öğrencilerimizin mağduriyetini gidermek için alternatif çözümler üzerinde çalışıyoruz. Kısa süre içinde prefabrik derslikler devreye alınacak ve mevcut binadaki yoğunluk azaltılacaktır" denildi. Ancak veliler, verilen sözlerin henüz uygulamaya geçmediğini ifade ediyor.
Konak Kaymakamlığı ise konuyla ilgili olarak, "Yıkım kararı alınan okulların yerine yeni binalar yapılana kadar geçici çözümler üretilecek. Öğrencilerin eğitimden geri kalmaması için tüm imkânlar seferber edildi" açıklamasını yaptı.
Eğitimcilerden Uyarı: Kalabalık Sınıflar Salgın Riskini Artırıyor
Eğitim sendikaları, birleştirme kararının pedagojik açıdan sakıncalı olduğunu vurguluyor. Eğitim-Sen İzmir Şubesi temsilcisi, "Bir sınıfta 40'tan fazla öğrenci olması, öğretmenin her çocukla birebir ilgilenmesini imkânsız kılar. Ayrıca mevsimsel hastalıkların yayılması kolaylaşır. Bu durum, eğitimde fırsat eşitliğini de zedeler" dedi.
Uzmanlar, deprem riski taşıyan okulların yıkımının elzem olduğunu ancak sürecin iyi yönetilmesi gerektiğini belirtiyor. Şehir plancıları, İzmir'in deprem kuşağında yer aldığını hatırlatarak, okul binalarının güçlendirilmesi veya yeniden yapılması için acil bütçe ayrılması çağrısı yapıyor.
Yerel Yönetim ve Siyasi Aktörlerin Tutumu
Konu, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında yetki tartışmasına dönüşmüş durumda. Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, okul binalarının yapımından merkezi yönetimin sorumlu olduğunu belirtirken, veliler ise yerel yönetimden destek bekliyor. CHP İzmir Milletvekili, TBMM'ye taşıdığı soru önergesinde, "Deprem gerçeğiyle yaşayan bir kentte, çocuklarımızın eğitim gördüğü binaların bir an önce güvenli hale getirilmesi gerekiyor. Üç okulun tek binaya sıkıştırılması kabul edilemez" ifadelerini kullandı.
AK Parti İzmir İl Başkanlığı ise yaptığı açıklamada, "Konunun takipçisiyiz. Milli Eğitim Bakanlığı'mız gerekli planlamayı yapmıştır. En kısa sürede yeni derslikler hizmete girecektir" dedi.
Benzer Sorunlar Türkiye Genelinde Yaygınlaşıyor
İzmir'deki bu olay, Türkiye genelinde deprem riski taşıyan okul binalarının durumunu gözler önüne seriyor. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre, ülke genelinde 5 binden fazla okul binası güçlendirme veya yıkım bekliyor. Uzmanlar, 1999 depremi sonrası yapılan iyileştirmelerin yetersiz kaldığını, özellikle büyükşehirlerdeki eski okul binalarının hâlâ risk taşıdığını vurguluyor.
Veliler, sadece İzmir'de değil, diğer illerde de benzer mağduriyetler yaşandığını belirterek, yetkilileri göreve davet ediyor. Eğitim uzmanları, geçici çözümlerin kalıcı hale getirilmemesi gerektiğini, her çocuğun güvenli ve yeterli donanıma sahip bir okulda eğitim almasının Anayasal bir hak olduğunu hatırlatıyor.
İzmir'deki veliler, seslerini duyurmak için imza kampanyası başlattı. Kampanya kapsamında toplanan dilekçeler, İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne ve Valiliğe teslim edilecek. Veliler, taleplerinin karşılanmaması halinde eğitim-öğretim yılının ilk günlerinde okula çocuklarını göndermeme eylemi yapabileceklerini söylüyor.
Konuyla ilgili gelişmelerin takip edileceği ve yetkililerin önümüzdeki günlerde yeni bir açıklama yapması bekleniyor.