İzmir Valiliği, 27-28 Haziran 2024 tarihlerinde kentte düzenlenmesi planlanan “İzmir 14. Onur Yürüyüşü” etkinliklerini yasakladı. Valilikten yapılan yazılı açıklamada, toplantı, yürüyüş ve basın açıklaması gibi tüm eylemlerin kamu düzeni ve güvenliği gerekçesiyle izin verilmediği belirtildi. Karar, LGBTİ+ topluluğu ve sivil toplum örgütleri tarafından tepkiyle karşılandı.
Valilik Kararının Gerekçesi
Valilik açıklamasında, etkinliklerin “umuma mahsus yerlerde yapılan gösterilerin toplumsal hassasiyetleri olumsuz etkileyebileceği” ve “alınan istihbarat raporları doğrultusunda olası provokasyonların önlenmesi” amacıyla yasaklandığı ifade edildi. İzmir Valiliği, ayrıca pandemi sonrası toplumsal gerilimlere dikkat çekerek, benzer etkinliklerin geçmişte yaşanan olaylara referansla yasaklanmış olduğunu hatırlattı.
LGBTİ+ Topluluğundan Tepki
İzmir Onur Yürüyüşü Komitesi, yasağın anayasal haklara aykırı olduğunu savundu. Komite adına açıklama yalan avukat Ali Deniz, “Valiliğin kararı, barışçıl toplanma ve ifade özgürlüğünü ihlal etmektedir. Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihatlarına açıkça aykırıdır. Hukuki yollara başvuracağız” dedi. Geçtiğimiz yıllarda İzmir’de düzenlenen Onur Yürüyüşleri’ne zaman zaman müdahale edilmiş, ancak bu kapsamda bir yasak ilk kez getirilmişti.
Sivil Toplumdan Tepkiler
Pembe Hayat, Kaos GL ve Siyah Pembe Üçgen gibi LGBTİ+ derneklerinin yanı sıra İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) da kararı kınadı. İzmir Barosu, yasağın hukuka uygunluğunun denetlenmesi için idare mahkemesinde dava açılacağını duyurdu. CHP İzmir il başkanlığı da yasağı eleştirirken, bazı muhafazakar gruplar kararı desteklediklerini belirtti.
Onur Yürüyüşleri ve Türkiye’deki Durum
Türkiye’de ilk Onur Yürüyüşü 2003 yılında İstanbul’da yapıldı. O tarihten bu yana birçok kentte düzenlenen yürüyüşler, zaman zaman valilikler tarafından yasaklanmış ya da polis müdahalesiyle karşılaşmıştı. 2015 yılında İstanbul Valiliği, Taksim’deki Onur Yürüyüşü’nü süresiz olarak yasaklamıştı. Benzer yasaklar Ankara, Bursa ve Antalya gibi kentlerde de uygulanmıştı. Hukukçular, bu tür yasakların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin toplanma ve dernek kurma özgürlüğünü düzenleyen 11. maddesine aykırı olduğunu savunuyor.
İzmir Valiliği’nin bu kararı, kentteki LGBTİ+ bireylerin ve hak savunucularının tepkisini çekerken, konunun önümüzdeki günlerde yeniden gündeme gelmesi bekleniyor. Yürüyüşün yasaklanması, ifade özgürlüğü ve barışçıl toplanma hakkı bağlamında tartışmaları da beraberinde getirdi. Türkiye’de LGBTİ+ hakları konusunda ilerleme kaydedilmesi gerektiğini düşünenler, yasağın bu alandaki gerilimi artıracağı görüşünde.