İstanbul Boğazı'nda eşcinsel bireylere yönelik bir parti düzenlemek üzere yola çıkan bir gemi, kamuoyunda oluşan yoğun tepkiler ve yetkililerin müdahalesi sonucu İstanbul'a yanaşamıyor. Daha önce TEK YÖN isimli gay barın mühürlenmesiyle başlayan süreç, şimdi de denizdeki bir etkinliğin engellenmesiyle devam ediyor.
Geminin rotası değişti
Edinilen bilgilere göre, İstanbul Boğazı'nda eşcinsellere yönelik özel bir gece düzenlenmesi planlanıyordu. Ancak sosyal medyada yapılan duyurularla geniş kitlelere ulaşan etkinlik, kısa sürede tepki çekti. Bazı sivil toplum kuruluşları ve siyasi partiler, etkinliğin ahlaki değerlere aykırı olduğunu öne sürerek yetkililere şikayette bulundu. Bunun üzerine İstanbul Valiliği, etkinliğe izin verilmeyeceğini açıkladı. Geminin, Karadeniz'e açıldığı ve İstanbul'a gelmekten vazgeçtiği bildirildi.
TEK YÖN barı mühürlenmişti
Geçtiğimiz haftalarda İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde bulunan TEK YÖN isimli gay bar, belediye ekipleri tarafından mühürlenmişti. İşletmenin ruhsatsız olduğu gerekçesiyle kapatıldığı belirtilirken, LGBT dernekleri bu kararın ayrımcılık olduğunu savunmuştu. Olay, Türkiye'de LGBT hakları konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirmişti.
Uzmanlar, son yıllarda LGBT bireylere yönelik etkinliklerin daha sık engellendiğine dikkat çekiyor. Özellikle İstanbul'da Onur Yürüyüşü'ne izin verilmemesi ve benzeri etkinliklerin kamu otoriteleri tarafından sınırlandırılması, ulusal ve uluslararası kamuoyunda eleştirilere yol açıyor. Ancak yetkililer, bu tür kararların kamu düzeni ve genel ahlak gerekçesiyle alındığını savunuyor.
Tepkiler ve destekler
Geminin İstanbul'a yanaşamaması sosyal medyada geniş yankı buldu. LGBT aktivistleri, kararı "ayrımcılık" olarak nitelendirirken, muhafazakar kesimler ise yetkilileri destekledi. İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamada, "Kamu düzenini bozabilecek her türlü etkinliğe izin verilmeyecektir" denildi. Olay, Türkiye'de ifade özgürlüğü ile kamu düzeni arasındaki gerilimin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Ne olmuştu?
TEK YÖN barının mühürlenmesi ve ardından gelen gemi etkinliğinin engellenmesi, iktidar ve muhalefet arasında da tartışma konusu oldu. Muhalefet partileri, uygulamaların Anayasa'ya aykırı olduğunu belirtirken, iktidar partisi ise toplumun hassasiyetlerinin gözetilmesi gerektiğini vurguladı. Olay, yaklaşan seçimler öncesinde siyasi bir malzeme haline gelmiş durumda.
Bu gelişme, Türkiye'deki LGBT hakları mücadelesinin ne denli karmaşık ve çetrefilli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Kamuoyunun bu konuda bölünmüşlüğü, toplumsal uzlaşının sağlanmasını zorlaştırıyor. Yetkililerin aldığı kararlar, hem yurt içinde hem de yurt dışında farklı şekillerde yorumlanıyor.