İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı şirketlerin mali tablosu, kent yönetiminde derinleşen bir finansal krizi gözler önüne serdi. Belediyeye ait Grand Plaza, İzulaş, İzelman ve ESHOT gibi iştiraklerin toplam zararı 10 milyar lirayı aşarken, bu şirketlere 7 milyar 178 milyon lira ek sermaye aktarımı için hazırlanan önerge komisyonlardan geçerek meclis gündemine taşındı. Önergenin onaylanması halinde belediyenin mali yükü daha da artacak.
Zararın Boyutu ve Sermaye Aktarımı
Edinilen bilgilere göre, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı şirketlerin bilançolarındaki açıklar her geçen yıl büyüyor. Grand Plaza, İzulaş, İzelman ve ESHOT'un toplam zararı 10 milyar liraya ulaşmış durumda. Bu şirketlerin faaliyetlerini sürdürebilmesi için belediye meclisine sunulan yeni önerge, toplam 7 milyar 178 milyon lira tutarında sermaye aktarımını kapsıyor. Söz konusu önerge, ilgili komisyonlarda kabul edildi ve önümüzdeki meclis oturumunda oylanacak.
Muhalefet partileri, bu denli büyük bir sermaye transferinin belediyenin diğer hizmetlerini aksatacağını ve zaten borç yükü altında olan kurumun finansmanını daha da zora sokacağını belirtiyor. İktidar kanadı ise şirketlerin kentin ulaşım, temizlik ve sosyal hizmetlerinde kritik rol oynadığını, bu nedenle desteklenmelerinin kaçınılmaz olduğunu savunuyor.
Şirketlerin Mali Durumu ve Kaynakların Kullanımı
Grand Plaza, İzmir'in simge yapılarından biri olarak biliniyor ancak işletme zararları uzun süredir devam ediyor. İzulaş, kent içi ulaşımın bel kemiği olan otobüs ve vapur işletmeciliğini yürütüyor; artan akaryakıt maliyetleri ve pandemi sonrası yolcu kaybı nedeniyle ciddi gelir kaybı yaşadı. İzelman ise temizlik, güvenlik ve sosyal tesis işletmeciliği alanında faaliyet gösteriyor. ESHOT ise kentin toplu taşıma sistemini sırtlıyor. Bu dört şirketin ortak sorunu, artan giderlere karşın bilet ve hizmet gelirlerinin enflasyon karşısında erimesi.
Belediye yönetimi, sermaye aktarımının bu şirketlerin kısa vadeli borçlarını kapatmak ve maaş ödemelerini sürdürebilmek için elzem olduğunu ifade ediyor. Ancak ekonomistler, yapısal bir reform yapılmadığı takdirde bu tür aktarımların geçici bir çözüm olduğunu ve kara deliğin büyümeye devam edeceğini vurguluyor.
Meclis Süreci ve Tartışmalar
Meclis'te oylanacak olan 7 milyar 178 milyon liralık sermaye aktarımı önergesi, komisyon aşamasında yoğun tartışmalara sahne oldu. Muhalefet, belediyenin şeffaf bir mali yönetim sergilemediğini ve bu zararların nedenlerinin detaylı şekilde araştırılması gerektiğini dile getiriyor. Ayrıca, sermaye artırımının belediyenin borçlanma limitini zorlayacağı ve gelecek yıllarda daha büyük finansal sıkıntılara yol açacağı uyarısında bulunuluyor.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, şirketlerin kentin kamusal hizmetleri için vazgeçilmez olduğunu ve mali yapılarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Soyer, "Bu şirketler İzmirlilerin hizmetinde. Onları ayakta tutmak için gereken desteği sağlayacağız" dedi. Ancak muhalefet, bu açıklamayı yeterli bulmayarak somut bir iyileştirme planı sunulmasını talep ediyor.
Kentin Geleceği ve Olası Sonuçlar
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin toplam borç yükü zaten ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Sermaye aktarımı onaylanırsa, belediyenin borçlanma ihtiyacı daha da artacak ve bu da faiz giderlerini yükseltecek. Kentte ulaşım, altyapı ve sosyal yardım projelerinin aksaması riski doğacak. Öte yandan, şirketlerin zararlarının kalıcı olarak azaltılması için verimlilik artırıcı önlemler, personel giderlerinin gözden geçirilmesi ve gelir kalemlerinin çeşitlendirilmesi gerekiyor.
Uzmanlar, belediyelerin iştiraklerinin mali sürdürülebilirliği için merkezi hükümetten ek kaynak sağlanması veya yapısal dönüşüm programlarının uygulanması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde, benzer kara deliklerin diğer büyükşehirlerde de ortaya çıkabileceği ifade ediliyor.
İzmir'deki bu gelişme, yerel yönetimlerin mali disiplini ve kamu kaynaklarının etkin kullanımı konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirecek gibi görünüyor. Meclis oylaması öncesinde kamuoyunun ve sivil toplum kuruluşlarının konuya ilişkin baskıları artabilir. Belediyenin önümüzdeki dönemde nasıl bir yol izleyeceği, hem kentin hizmet kalitesini hem de siyasi atmosferi belirleyecek.