Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), kütüphane, kafe, deneme kulübü gibi isimler altında eğitim faaliyeti yürüten kuruluşlara yönelik denetimlerini artırma kararı aldı. Bakanlık, izin verilen kurumlar dışında kalan tüm yapıların kapatılacağını açıkladı. Bu adım, özellikle büyük şehirlerde sayısı hızla artan ve kayıt dışı eğitim hizmeti sunan işletmelere yönelik önemli bir yaptırım olarak değerlendiriliyor.
Denetimlerin Kapsamı Genişliyor
MEB yetkililerinden alınan bilgilere göre, denetimler öncelikle İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropollerde yoğunlaşacak. Buralarda "kütüphane" veya "çalışma salonu" adı altında açılan ve öğrencilere özel ders, soru çözümü, deneme sınavı gibi hizmetler sunan işletmeler mercek altına alınacak. Bakanlık, bu tür yerlerin gerçek bir kütüphane veya kafe işlevi görmediğini, fiilen kurs faaliyeti yürüttüğünü tespit etti. Yeni denetimlerle birlikte, ruhsatında eğitim kurumu ibaresi bulunmayan tüm işletmelerin faaliyetlerine son verilecek.
Denetimler sırasında işletmelerin vergi levhası, iş yeri açma ruhsatı ve MEB'den alınmış kurum açma izni kontrol edilecek. İzni olmayan kurumlar hakkında yasal işlem başlatılacak ve bu kurumlar derhal kapatılacak. Ayrıca, bu tür yerlerde çalışan öğretmenlerin de pedagojik formasyon ve çalışma izinleri sorgulanacak.
Veliler ve Öğrenciler İçin Uyarılar
MEB, velileri kayıt yaptıracakları kurumların yasal statüsünü kontrol etmeye çağırıyor. Bakanlık, izinsiz kurumlarda eğitim alan öğrencilerin mağduriyet yaşayabileceğini, bu tür yerlerde eğitim kalitesinin denetlenmediğini ve güvenlik standartlarının eksik olabileceğini vurguluyor. Özellikle sınavlara hazırlık sürecinde velilerin, kurumun MEB onaylı olup olmadığını e-Devlet üzerinden sorgulaması gerektiği belirtiliyor.
İzinsiz eğitim kurumları, öğrencilere düşük ücretler vaat ederek veya "birebir özel ders" gibi cazip tekliflerle velileri cezbedebiliyor. Ancak bu tür yerlerde sigortasız çalıştırılan öğretmenler, standart dışı müfredat ve denetimsiz ortamlar, öğrencilerin akademik gelişimini olumsuz etkileyebiliyor. MEB, bu konuda hem velileri hem de öğrencileri bilinçlendirmek için çeşitli illerde seminerler düzenlemeyi planlıyor.
Arka Plan: Kayıt Dışı Eğitimle Mücadele
Türkiye'de son yıllarda özel ders ve etüt merkezlerine olan talep hızla arttı. Pandemi sonrası uzaktan eğitimin yetersizliği, velileri alternatif arayışlara yöneltti. Bu durum, merdiven altı denilen izinsiz eğitim kurumlarının sayısında patlamaya neden oldu. MEB, 2021 yılında yayımladığı genelgeyle bu tür yapıların denetlenmesini istemişti. Ancak sahada yeterli denetim yapılamadığı için sorun büyümeye devam etti.
2023 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye genelinde 5 binden fazla izinsiz eğitim faaliyeti yürüten işletme bulunuyor. Bu işletmelerin büyük çoğunluğu büyükşehirlerde ve özellikle üniversiteye hazırlık dönemlerinde yoğunlaşıyor. MEB, yeni denetim hamlesiyle bu sayıyı sıfıra indirmeyi hedefliyor. Bakanlık ayrıca, izinsiz kurumlara yönelik cezai yaptırımların artırılacağını ve para cezalarının yanı sıra faaliyetten men cezası da verileceğini duyurdu.
Eğitim sendikaları, denetimlerin artırılmasını olumlu karşılıyor. Ancak sendika temsilcileri, denetimlerin sadece kapatma odaklı olmaması, aynı zamanda bu kurumlarda çalışan öğretmenlerin mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini vurguluyor. İzinsiz kurumlarda çalışan öğretmenlerin büyük bir kısmı sigortasız ve düşük ücretle çalıştırılıyor. Bu öğretmenlerin, denetimler sonrası işsiz kalma riski bulunuyor.
Uzman Görüşleri ve Beklentiler
Eğitim uzmanları, izinsiz eğitim kurumlarının sadece yasal bir sorun olmadığını, aynı zamanda eğitimde fırsat eşitliğini bozduğunu belirtiyor. Özel ders ücretlerinin yüksekliği nedeniyle dar gelirli ailelerin çocukları bu tür izinsiz yerlere yönelebiliyor. Ancak buralarda alınan eğitimin kalitesi ve güvenilirliği tartışmalı. Uzmanlar, MEB'in denetimlerinin yanı sıra ücretsiz etüt merkezlerinin sayısını artırması gerektiğini söylüyor.
Öte yandan, bazı işletme sahipleri ise denetimlerin kendilerini mağdur edebileceğini savunuyor. "Kütüphane" adı altında öğrencilere sadece sessiz çalışma ortamı sunduklarını iddia eden işletmeler, eğitim faaliyeti yürütmediklerini öne sürüyor. Ancak MEB, bu tür yerlerde ders anlatıldığı, soru çözümü yapıldığı ve hatta deneme sınavları düzenlendiğinin tespit edildiğini belirtiyor. Bu tespitler doğrultusunda, izinsiz kurumların kapatılması kaçınılmaz görünüyor.
MEB'in denetim hamlesi, eğitim sektöründe kayıt dışılığı önlemeye yönelik önemli bir adım. Ancak denetimlerin sürekliliği ve etkinliği, sorunun çözümü için kritik. Aksi halde, kapatılan kurumlar farklı isimler altında yeniden açılabilir. Bu nedenle, yasal düzenlemelerin yanı sıra toplumsal farkındalığın artırılması ve velilerin bilinçlendirilmesi gerekiyor. Eğitimde kalite ve güvenliğin sağlanması için devletin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarına ve medyaya da önemli görevler düşüyor.