İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki İZBETON A.Ş.’ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında eski genel müdür Heval Savaş Kaya’nın da bulunduğu 56 sanığın yargılandığı “iş makinesi ve araç kiralanması hizmet alımı” davasında bilirkişi raporu tamamlandı. Raporda, ihale sürecinde kamu zararına rastlanmadığı belirtildi. İddianamede, 2017-2019 yılları arasında yapılan kiralama ihalelerinde usulsüzlük yapıldığı, piyasa fiyatının üzerinde ödeme yapıldığı iddia edilmişti.
Bilirkişi incelemesi sonuçlandı
Mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi heyeti, ihale dosyalarını, sözleşmeleri ve ödeme kayıtlarını detaylı bir şekilde inceledi. Heyet, yaptığı çalışmada kiralama bedellerinin piyasa rayiçleriyle uyumlu olduğunu, herhangi bir fahiş fiyatlandırma tespit edilmediğini kaydetti. Raporda ayrıca, ihalelerin kamu ihale mevzuatına uygun şekilde yapıldığı, firmalar arasında haksız rekabete yol açacak bir durum bulunmadığı ifade edildi. Bu gelişme, sanıkların avukatları tarafından olumlu karşılanırken, duruşmada raporun mahkeme heyeti tarafından da değerlendirmeye alınacağı öğrenildi.
Sürecin arka planı
Soruşturma, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eski dönem yönetimine yönelik yürütülen bir dizi inceleme kapsamında başlatılmıştı. İZBETON A.Ş., belediyenin altyapı ve inşaat projelerinde kullanılmak üzere iş makinelerini ihale yoluyla kiralıyordu. İddialar üzerine başlatılan soruşturmada, o dönemde şirketin genel müdürü olan Heval Savaş Kaya ile birlikte ihale komisyon üyeleri ve özel sektör temsilcileri de sanık olarak yer aldı. Bilirkişi raporu, kamuoyunda merakla beklenen bir belgeydi çünkü davanın seyrini doğrudan etkileyecek nitelikteydi. Raporun mahkeme tarafından kabul edilmesi halinde sanıkların beraat yönünde önemli bir delil elde etmiş olacağı belirtiliyor.
Hukuki değerlendirme
Bilirkişi raporu, her ne kadar teknik bir inceleme olsa da, kamu yönetiminde ihale süreçlerinin denetimi açısından da önemli bir örnek teşkil ediyor. Raporda kamu zararına rastlanmamış olması, ihale süreçlerinde mevzuata uygun hareket edildiğini göstermesi bakımından dikkat çekici. Ancak bu raporun nihai karar anlamına gelmediğini, mahkemenin takdir yetkisinin bulunduğunu da unutmamak gerekir. Dava sürecinde tanık dinlemeleri ve diğer delillerin toplanmasının ardından karar verilecektir. Hukuki sürecin adil işlemesi ve tüm iddiaların aydınlatılması, kamu vicdanı açısından da önem taşımaktadır.