İtalya'daki üniversitelere kabul alan çok sayıda Türk öğrenci, eğitimlerine başlamak için gerekli vizeyi bir türlü alamıyor. Cumhuriyet'e konuşan öğrenciler, İtalya'nın İstanbul Başkonsolosluğu'ndaki vize ofisinde kötü muameleye maruz kaldıklarını, başvurularının haksız yere reddedildiğini ve açtıkları davaları kazanmalarına rağmen vizelerinin hâlâ verilmediğini aktarıyor. Yaşanan mağduriyet, İtalya'nın eğitim vizesi sürecinde Türk öğrencilere yönelik sistematik bir engelleme olduğu iddialarını gündeme getiriyor.
Kabul var, vize yok
İtalya'daki çeşitli üniversitelere kabul edilen öğrenciler, kayıt işlemlerini tamamlamalarına ve gerekli tüm belgeleri sunmalarına karşın vize başvurularının keyfi gerekçelerle reddedildiğini söylüyor. Öğrenciler, red kararlarında genellikle maddi yetersizlik veya eğitim amacının inandırıcı bulunmaması gibi gerekçeler öne sürüldüğünü, ancak sunulan belgelerin eksiksiz olmasına rağmen bu kararların verildiğini belirtiyor. Bazı öğrenciler, vize görüşmesi sırasında kendilerine yönelik aşağılayıcı ifadeler kullanıldığını ve psikolojik baskı uygulandığını iddia ediyor.
Vize reddi alan öğrenciler, karara itiraz ederek İtalya'da idari mahkemelerde dava açtı. Davaların önemli bir kısmında mahkemeler öğrencileri haklı bularak vize reddi kararlarını iptal etti. Ancak öğrenciler, mahkeme kararlarına rağmen vizelerinin düzenlenmediğini, bu süreçte eğitimlerinin başlamasına rağmen Türkiye'de beklemek zorunda kaldıklarını ifade ediyor. Bazı öğrenciler, akademik yılın başlamasına rağmen vize alamadıkları için kayıt dondurma veya eğitimlerine bir yıl ara verme gibi seçeneklerle karşı karşıya kaldı.
Konsoloslukta kötü muamele iddiaları
Öğrenciler, İstanbul Başkonsolosluğu'ndaki vize ofisinde görevli personelin kendilerine karşı olumsuz bir tutum sergilediğini, sorularına yanıt vermekten kaçındığını ve başvuru sürecini kasıtlı olarak uzattığını dile getiriyor. Cumhuriyet'e konuşan öğrencilerden biri, "Vize görüşmesinde bana neden İtalya'yı seçtiğimi sorduklarında eğitim kalitesi ve bölümümün akademik kadrosunu gerekçe gösterdim. Ancak görevli, 'Burada okumak istemenizin gerçek nedeni ne?' diyerek imada bulundu. Kendimi sorgulanmış ve suçlanmış hissettim" dedi. Başka bir öğrenci ise başvurusunun reddedilme gerekçesinin kendisine yazılı olarak bildirilmediğini, sadece 'uygun görülmedi' denildiğini aktardı.
Öğrenciler, benzer sorunların yıllardır devam ettiğini ve İtalya'nın Türkiye'den gelen öğrencilere yönelik vize politikasında bir değişiklik yapmadığını vurguluyor. Özellikle son dönemde İtalya'ya eğitim amaçlı gitmek isteyen öğrenci sayısında artış yaşanmasına karşın vize onay oranlarının düştüğü belirtiliyor. Öğrenciler, bu durumun İtalya'nın uluslararası öğrenci politikasıyla çeliştiğini savunuyor.
Eğitim hakkı ihlali mi?
Uluslararası hukuk ve Avrupa Birliği mevzuatı, eğitim hakkını temel bir hak olarak tanımlıyor. İtalya'nın da taraf olduğu anlaşmalar, vize süreçlerinde keyfi uygulamaların önüne geçilmesini ve başvuruların adil şekilde değerlendirilmesini gerektiriyor. Türk öğrencilerin yaşadığı sorunlar, vize işlemlerinde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin ihlal edildiği yönünde soru işaretleri oluşturuyor. Uzmanlar, vize reddi kararlarının gerekçelerinin açık ve denetlenebilir olması gerektiğini, aksi halde bunun hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayacağını belirtiyor.
Öğrenciler, Türkiye'nin Roma Büyükelçiliği ve İstanbul Başkonsolosluğu nezdinde girişimlerde bulunulmasını, yaşanan mağduriyetin giderilmesi için İtalyan makamlarıyla temas kurulmasını talep ediyor. Konunun Türkiye-İtalya ilişkilerinde bir sorun başlığı haline gelmemesi için diplomatik kanalların devreye girmesi gerektiği ifade ediliyor.
İtalya'nın vize politikası, son yıllarda birçok ülkeden gelen öğrenciler için çeşitli zorluklar içeriyor. Ancak Türk öğrencilere yönelik uygulamaların ayrımcılık boyutuna ulaştığı iddiası, konunun sadece bireysel bir bürokratik sorun olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin uluslararası alandaki itibarını da etkileyebilecek bir mesele olduğunu gösteriyor. Öğrencilerin eğitim hakkına erişiminin engellenmesi, uzun vadede iki ülke arasındaki akademik ve kültürel ilişkileri de olumsuz etkileyebilir.