İsviçre'nin önümüzdeki iki gün içinde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yapması bekleniyor. Pakistanlı diplomatik kaynakların Anadolu Ajansı'na (AA) verdiği bilgiye göre, iki ülke arasındaki dolaylı görüşmeler için İsviçre'nin Cenevre kenti adres olarak belirlendi. Görüşmelerin ana gündem maddesinin İran'ın nükleer programı ve ABD yaptırımları olması öngörülüyor.
Müzakerelerin detayları ve tarafların tutumu
Pakistanlı kaynaklar, görüşmelerin formatının henüz kesinleşmediğini ancak büyük olasılıkla dolaylı müzakereler şeklinde ilerleyeceğini belirtti. ABD tarafının İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine sınırlama getirilmesini talep etmesi beklenirken, Tahran yönetiminin ise yaptırımların kaldırılmasını ön koşul olarak sunduğu ifade ediliyor. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan daha önce yaptığı açıklamada, “Müzakere masasına eli boş gelmeyeceğiz” demişti.
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz kararları ve küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmaların da müzakerelerin seyrini etkilemesi bekleniyor. Özellikle petrol fiyatlarında son dönemde yaşanan artış, İran'ın ham petrol ihracatını artırma potansiyeli nedeniyle piyasalar tarafından yakından izleniyor.
Tarihsel arka plan ve son gelişmeler
ABD ile İran arasındaki ilişkiler, 1979'daki İslam Devrimi'nden bu yana gergin seyrediyor. 2015'te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak bilinen nükleer anlaşma, 2018'de dönemin ABD Başkanı Donald Trump'ın tek taraflı çekilmesiyle rafa kalkmıştı. Joe Biden yönetimi, anlaşmaya geri dönme sinyali verse de müzakerelerde ilerleme sağlanamadı.
Son olarak, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) İran'ın uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 60'a çıkardığını duyurmuştu. Bu oran, silah sınıfı uranyum için gereken yüzde 90'a oldukça yakın. ABD’nin İran konusunda daha önce kapalı kapılar ardında yürüttüğü diplomatik trafiğin bir parçası olarak İsviçre’nin ev sahipliği öne çıkıyor. İsviçre, ABD ile İran arasında menfaat temsilcisi rolü üstleniyor.
İsviçre'de gerçekleşmesi beklenen müzakereler, küresel güç dengesi ve Ortadoğu'daki istikrar açısından kritik önem taşıyor. Anlaşma sağlanması halinde petrol arzının artması ve enerji fiyatlarının düşmesi beklenirken, başarısızlık durumunda bölgesel gerilimin tırmanmasından endişe ediliyor.