İsviçre, bu hafta sonu yapılacak referandumda ülke nüfusunun 2050 yılına kadar 10 milyon kişiyle sınırlandırılması teklifini oyluyor. Aşırı sağcı İsviçre Halk Partisi (SVP) tarafından hazırlanan teklif, göçün kontrol altına alınmasını ve nüfus artışının durdurulmasını hedefliyor. Ancak ekonomistler ve hükümet yetkilileri, sandıktan “evet” çıkması halinde ülke ekonomisinin ağır bir darbe alacağı konusunda uyarıyor. İsviçre'nin 2023 itibarıyla 8,9 milyon olan nüfusu, özellikle yabancı işgücüne bağımlı sektörlerde kritik bir eşik oluşturuyor.
Teklifin içeriği ve gerekçeleri
SVP'nin “Nüfusumuzu sınırlayalım” sloganıyla sunduğu girişim, İsviçre’de ikamet eden kişi sayısının en fazla 10 milyon olmasını öngörüyor. Bu hedefe ulaşmak için ülkeye girişlerin sıkı kota sistemiyle düzenlenmesi, aile birleşimlerinin kısıtlanması ve sığınmacı sayısının azaltılması isteniyor. Parti, aşırı nüfus artışının doğal kaynaklar, altyapı ve sosyal güvenlik sistemi üzerinde baskı oluşturduğunu savunuyor. Özellikle Zürih, Cenevre gibi büyük şehirlerde konut fiyatlarının yükselmesi ve trafik yoğunluğu, teklifin arkasındaki temel endişeler arasında gösteriliyor.
Ekonomik etkileri
İsviçre Ekonomi Enstitüsü’ne göre, teklifin kabul edilmesi durumunda ülkenin işgücü arzı 2050’ye kadar yüzde 15 azalacak. Bu durum, özellikle inşaat, sağlık ve bilgi teknolojileri gibi yabancı çalışanlara bağımlı sektörlerde ciddi işgücü sıkıntısına yol açacak. İsviçre Merkez Bankası, uzun vadede büyüme hızının düşeceğini ve GSYİH kaybının yıllık 50 milyar İsviçre Frangı’na (yaklaşık 55 milyar dolar) ulaşabileceğini tahmin ediyor. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin dörtte biri, işçi bulamadığı için ya küçülecek ya da kapanacak. Ekonomistler ayrıca, nüfusun yaşlanmasıyla emeklilik sisteminin sürdürülemez hale geleceğine dikkat çekiyor.
Siyasi destek ve karşıt görüşler
SVP’nin teklifine merkez sağ partiler bile temkinli yaklaşıyor. Hükümet, teklifin AB ile imzalanan kişilerin serbest dolaşımı anlaşmasına aykırı olduğunu ve ilişkileri zedeleyeceğini belirtiyor. Federal Konsey, “Bu referandum İsviçre’nin refahını tehlikeye atıyor” diyerek ret oyu istedi. Yeşiller ve Sosyal Demokratlar ise teklifin ayrımcılığı körükleyeceğini ve toplumsal huzuru bozacağını savunuyor. Sendikalar da işçi haklarının gerileyeceği endişesiyle tepkili. Anketler, seçmenlerin yaklaşık yüzde 40’ının teklife destek verdiğini, yüzde 45’inin karşı olduğunu, kalanın ise kararsız olduğunu gösteriyor.
Referandumun önemi ve geçmiş emsaller
İsviçre’de doğrudan demokrasi geleneği kapsamında sık sık benzer girişimler referanduma sunuluyor. 2014’te kabul edilen “göç kotaları” teklifi, AB ile ilişkilerde krize yol açmış, ancak daha sonra uzlaşıyla yumuşatılmıştı. Şimdiki teklif ise çok daha katı kurallar içeriyor. Ekonomik tahminler ve siyasi tartışmalar, referandumun yalnızca İsviçre’nin değil, tüm Avrupa’nın göç ve nüfus politikalarına yön verecek bir dönüm noktası olabileceğini gösteriyor. Sandık çıkış anketleri Pazar akşamı belli olurken, kesin sonuçların ertesi gün açıklanması bekleniyor.