İsveç Parlamentosu, göçmenlerin oturum izinlerinin belirli gerekçelerle iptal edilmesine olanak tanıyan tartışmalı yasa tasarısını kabul etti. Yeni düzenleme, ödenmemiş borç, kayıt dışı çalışma veya aşırılık yanlısı örgütlerle bağlantı gibi nedenlerle oturum izinlerinin geri alınabilmesini öngörüyor. Karar, ülkede yoğun tartışmalara yol açarken, muhalefet ve sivil toplum örgütleri düzenlemeyi suç teşkil etmeyen eylemler üzerinden cezalandırma olarak nitelendiriyor.
Yeni düzenlemenin detayları
Yasaya göre, İsveç'te ikamet eden göçmenlerin oturum izinleri aşağıdaki durumlarda iptal edilebilecek:
- Ödenmemiş borçlar veya vergi yükümlülükleri
- Kayıt dışı çalışma fiilleri
- Aşırılık yanlısı örgütlerle herhangi bir bağlantı
Hükümet, düzenlemenin göçmenlerin entegrasyonunu teşvik etmek ve toplum düzenini korumak amacı taşıdığını savunuyor. İçişleri Bakanı, "Bu yasa, İsveç'in göç politikasında adalet ve sorumluluğu ön plana çıkarıyor" ifadelerini kullandı. Ancak eleştirmenler, ödenmemiş borç gibi medeni hukuk ihlallerinin idari sonuçlar doğurmasının insan hakları ihlali olduğunu belirtiyor.
Muhalefet ve insan hakları örgütlerinden tepki
Muhalefet partileri ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), yasanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğunu ileri sürüyor. Sosyal Demokrat Parti sözcüsü, "Bu düzenleme, insanları ekonomik zorluklar nedeniyle cezalandırıyor ve keyfi uygulamalara kapı aralıyor" dedi. Göçmen hakları dernekleri de yasayı yargıya taşıyacaklarını duyurdu. Stockholm Üniversitesi'nden hukuk profesörü Andersson, "Mahkemelerin bu yasayı bozması muhtemel" yorumunu yaptı.
Yasa, İsveç'in son yıllarda artan göçmen nüfusu karşısında benimsediği daha sıkı politikaların bir parçası olarak görülüyor. Ülke, 2015'teki büyük mülteci akınının ardından oturum ve vatandaşlık şartlarını peş peşe sertleştirmişti. Göçmenlerin oturum izni iptalleri konusunda Avrupa'daki diğer ülkelerin uygulamaları da benzerlik gösteriyor.
Yeni düzenleme, Brüksel'deki AB kurumları tarafından da yakından izleniyor. AB Komisyonu, üye ülkelerin göç politikalarında temel haklara saygı gösterilmesi gerektiğini vurgularken, konunun Adalet Divanı'na taşınabileceği belirtiliyor. İsveç'te yaşayan yaklaşık iki milyon yabancı uyruklu kişi, yasanın kapsamına girebilecek potansiyel risk altında.