Türk Atlantik Konseyi ve YATA Türkiye tarafından düzenlenen 'NATO 2026: Ankara zirvesine giderken İstanbul'dan bir bakış' etkinliği kapsamında, 'NATO'nun Geleceği ve Avrupa Güvenlik Mimarisi' ile 'NATO ve Türkiye'nin Stratejik Özerkliği' başlıklı iki panel gerçekleştirildi. Etkinlik, NATO'nun 2026 yılında Ankara'da yapılacak zirvesi öncesinde stratejik tartışmalara zemin hazırladı.
NATO'nun Geleceği ve Avrupa Güvenlik Mimarisi
İlk panelde, NATO'nun değişen güvenlik ortamındaki rolü ele alındı. Ukrayna savaşı, Asya-Pasifik'teki gelişmeler ve terörizmle mücadele gibi konular masaya yatırıldı. Uzmanlar, NATO'nun 2022 Stratejik Konsepti doğrultusunda caydırıcılık ve savunma yapısını güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Avrupa güvenlik mimarisinde NATO-AB iş birliğinin derinleştirilmesi çağrısı yapıldı.
Türkiye'nin Stratejik Özerkliği
İkinci panelde, Türkiye'nin NATO içindeki konumu ve stratejik özerklik politikası tartışıldı. Panelistler, Türkiye'nin terörle mücadele, enerji güvenliği ve savunma sanayisinde attığı adımları değerlendirdi. Türkiye'nin NATO müttefikleriyle uyum içinde hareket ederken kendi ulusal çıkarlarını da korumaya devam edeceği belirtildi. Özellikle Doğu Akdeniz ve Karadeniz'deki gelişmelerin Türkiye'nin güvenlik politikasına etkileri üzerinde duruldu.
Etkinlik, akademisyenler, diplomatlar ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. Katılımcılar, Türkiye'nin NATO'daki rolünün önemine dikkat çekerek, 2026 Ankara zirvesinden somut çıktılar beklediklerini ifade etti. NATO'nun genişleme süreci ve İsveç ile Finlandiya'nın üyelik başvuruları da gündemdeki diğer başlıklar arasındaydı.
Panelde konuşan uzmanlar, Rusya-Ukrayna savaşının NATO'nun savunma planlamasını yeniden şekillendirdiğini, bu nedenle ittifakın Doğu kanadının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Çin'in yükselişinin NATO için bir fırsat mı yoksa tehdit mi olduğu sorusu tartışıldı.