İstanbul ve Marmara Bölgesi'nde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkmasıyla birlikte çekirge sürüleri görülmeye başlandı. Vatandaşlar arasında kısa süreli bir paniğe yol açan bu durum, tarım alanlarında herhangi bir ekonomik zarara neden olmadı. Uzmanlar, söz konusu çekirgelerin bitki örtüsüne ciddi bir tehdit oluşturmadığını ve mevsimsel bir olay olduğunu açıkladı.
Osmanlı'da çekirgeyle mücadele yöntemleri
Sabah Gazetesi yazarı Erhan Afyoncu, bugünkü köşe yazısında Osmanlı döneminde çekirge istilalarına karşı kullanılan ilginç yöntemleri kaleme aldı. Afyoncu, devletin o dönem "sığırcık suyu" ya da "çekirge suyu" olarak bilinen bir karışım hazırlattığını ve bu karışımın tarlalara püskürtüldüğünü aktardı. Yöntemin, çekirgelerin bitkilere zarar vermesini engellediği belirtiliyor.
Uzmanlardan açıklama
Biyolog Dr. Ayşe Kara, ''Bu çekirgeler göçmen tür değil, yerli türler. Sıcaklık artışıyla popülasyonları geçici olarak yükseldi. Endişe edilecek bir durum yok'' dedi. Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri de şu ana kadar herhangi bir zarar tespit edilmediğini ve durumun izlendiğini bildirdi.
İklim değişikliği ve çekirge popülasyonu
Uzmanlar, küresel ısınmanın etkisiyle sıcaklık rekorlarının kırıldığı bu dönemde çekirge gibi böceklerin üreme hızının arttığına dikkat çekiyor. Ancak bu artışın kontrol altına alınabileceğini ve ekonomik boyuta ulaşmadığını vurguluyorlar. Tarihte de benzer durumlar yaşandığı ve Osmanlı'nın geliştirdiği yöntemlerin günümüzde yeniden hatırlanması anlamlı.
Bir asır önce çekirge istilalarına karşı kullanılan sığırcık suyu, bugün kimyasal ilaçlara alternatif olarak yeniden değerlendirilebilir. Ancak bu yöntemin modern tarımda uygulanabilirliği konusunda henüz bir çalışma bulunmuyor. Yine de, çekirgelerin yol açtığı panik, tarihi yöntemlerin yeniden gündeme gelmesine neden oldu.