İstanbul'da bir binanın yıkımı sırasında kopan beton parçasının başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybeden 10 yaşındaki kız çocuğunun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, müteahhit ve 3 şantiye çalışanı hakkında taksirle öldürme suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Olay nasıl meydana geldi?
Olay, 2023 yılı Mayıs ayında İstanbul'un Küçükçekmece ilçesinde meydana geldi. Bir inşaat firması tarafından yıkımı yapılan 5 katlı binanın çökmesi sırasında büyük bir beton parçası koparak yakındaki bir apartmanın önünde oynayan çocukların üzerine düştü. Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan 10 yaşındaki kız çocuğu, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayın ardından soruşturma başlatan savcılık, yıkım çalışmalarında gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığını tespit etti.
İddianamede yer alan tespitler
İddianamede, yıkım sırasında güvenlik şeridi ve branda gibi koruyucu önlemlerin bulunmadığı, binanın kontrollü bir şekilde yıkılmadığı ve yetkililerin gerekli denetimleri yapmadığı belirtildi. Ayrıca, müteahhit firmanın daha önce de benzer ihlaller nedeniyle uyarıldığı ancak önlem almadığı ifade edildi. Bilirkişi raporuna göre, yıkım anında çevredeki yayaların ve binaların güvenliği için gerekli herhangi bir tedbir bulunmuyordu.
Sanıklar ve talep edilen cezalar
İddianamede 4 sanık yer alıyor: müteahhit A.K., şantiye şefi B.Y., operatör C.D. ve yıkım işçisi E.F. Savcılık, tüm sanıklar için Türk Ceza Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca 'taksirle öldürme' suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası talep etti. Sanıklar, ifadelerinde olayın bir kaza olduğunu ve gerekli önlemleri aldıklarını iddia etti.
Ailenin tepkisi
Ölen çocuğun ailesi, adalet talebiyle birçok kez basın açıklaması yapmış ve yıkım firmasının cezalandırılması için dava sürecini yakından takip etmişti. Aile avukatı, 'Bu olayın bir kaza değil, ihmal sonucu meydana geldiğini düşünüyoruz. Yıkım firması daha önce de uyarılmış olmasına rağmen önlem almamıştır. Sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz' dedi.
Yıkım güvenliği tartışmaları
Bu olay, Türkiye'de yıkım çalışmaları sırasında güvenlik önlemlerinin yetersizliğini bir kez daha gündeme getirdi. Uzmanlar, özellikle yoğun yerleşim bölgelerinde yapılan yıkımlarda çevre sakinlerinin ve yoldan geçenlerin güvenliğinin sağlanması için daha sıkı denetim ve cezai yaptırım gerektiğini belirtiyor. İnşaat Mühendisleri Odası'nın verilerine göre, son yıllarda yıkım kazalarında artış yaşanıyor ve bu tür olayların önüne geçmek için yasal düzenlemeler yetersiz kalıyor.
Dava süreci
İddianamenin kabul edilmesinin ardından dava süreci başladı. İlk duruşma önümüzdeki ay görülecek. Mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verirken, tanık dinlemeleri ve bilirkişi incelemeleri de sürece dahil edilecek. Ölen çocuğun ailesi, adaletin yerini bulması için duruşmaları takip edeceklerini belirtti.
Bu acı olay, inşaat sektöründe iş güvenliği kültürünün ne denli önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Yıkım çalışmalarında alınacak basit önlemler, bir çocuğun hayatını kurtarabilirdi. Toplum olarak bu tür ihmallerin tekrarlanmaması için hem yetkililerin hem de firma sahiplerinin sorumluluklarını yerine getirmesi gerekiyor.