TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO), İstanbul'un çevre durumuna ilişkin kapsamlı bir rapor yayımladı. Rapora göre, kentin su talebi son beş yılda önemli ölçüde artarken, barajlara yağışlardan gelen su miktarı yüzde 32 azaldı. Bu durum, İstanbul'un su krizine doğru ilerlediğini gösteriyor. ÇMO'nun hazırladığı İstanbul Çevre Durum Raporu, su havzalarındaki yapılaşma ve çevre mevzuatındaki değişikliklerin ekolojik baskıyı artırdığına dikkat çekiyor.
Su talebi artarken kaynaklar azalıyor
Raporda, İstanbul'un su tüketiminin son beş yılda yüzde 15 arttığı belirtiliyor. Buna karşılık, barajlara ulaşan yağış miktarındaki düşüş, su kaynaklarının sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Özellikle kurak geçen son iki yıl, baraj doluluk oranlarını kritik seviyelere çekti. ÇMO, mevcut su yönetimi politikalarının yetersiz kaldığını ve acil önlem alınması gerektiğini vurguluyor.
Yapılaşma ve mevzuat baskıyı artırıyor
Rapora göre, su havzalarındaki kontrolsüz yapılaşma, doğal su döngüsünü bozuyor. Ayrıca çevre mevzuatında yapılan son düzenlemeler, ekolojik denetimleri zayıflatarak kirliliği artırıyor. ÇMO, bu durumun hem içme suyu kalitesini düşürdüğünü hem de ekosisteme zarar verdiğini ifade ediyor. Örneğin, Ömerli ve Elmadağ gibi önemli su havzalarında sanayi tesislerinin ve konut projelerinin arttığı gözlemleniyor.
Çözüm önerileri ve gelecek perspektifi
ÇMO, su kaynaklarının korunması için entegre bir yönetim planı oluşturulmasını, yağmur suyu hasadı ve gri su geri dönüşümü gibi alternatif yöntemlerin yaygınlaştırılmasını öneriyor. Ayrıca, mevcut mevzuatın ekolojik kriterlere göre yeniden düzenlenmesi gerektiği belirtiliyor. İstanbul'un nüfusu ve ekonomik faaliyetleri göz önüne alındığında, su krizinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik sonuçları da olacak. Uzmanlar, bu krizin etkilerinin yakın gelecekte daha belirgin hale geleceğini ve kent yönetiminin acil adımlar atması gerektiğini vurguluyor.