İstanbul Sözleşmesi, resmi adıyla Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi, Türkiye'de 2021 yılında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile feshedilmesiyle büyük tartışmalara yol açtı. Bu karar, ülke genelinde kadın hakları savunucuları, siyasi partiler ve uluslararası kuruluşlar arasında derin bir kutuplaşma yarattı. Telgraf telleri metaforu, bu süreçte iletişim ağları üzerinden yürütülen mücadelenin sembolü haline geldi; bir yanda sözleşmenin geri getirilmesi için imza kampanyaları ve sosyal medya baskısı, diğer yanda hükümetin kararlılığı.
Kararın Arka Planı ve Resmi Gerekçeler
20 Mart 2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan kararname ile Türkiye, İstanbul Sözleşmesi'nden çekildiğini duyurdu. Hükümet yetkilileri, kararın sözleşmenin asıl olarak aileyi koruma amacından saptığını ve toplumsal cinsiyet kavramı üzerinden tartışmalara neden olduğunu savundu. Adalet Bakanı ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü'nün açıklamalarında, sözleşmenin Türk toplumunun muhafazakâr değerleriyle uyumlu olmadığı, ancak yine de kadına karşı şiddetle mücadelenin devam edeceği vurgulandı. Bu gerekçeler, özellikle AK Parti tabanında destek bulurken, ana muhalefet ve sivil toplum kuruluşları kararı "kadınların kazanılmış haklarının gaspı" olarak nitelendirdi.
Toplumsal Tepkiler ve "Telgraf Telleri" Mecazı
Kararın açıklanmasının hemen ardından Türkiye'nin dört bir yanında kadınlar sokağa çıktı. İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirlerde düzenlenen mitinglerde, sözleşmenin geri çekilmesini protesto eden kalabalıklar, "İstanbul Sözleşmesi yaşatır" sloganları attı. Telgraf telleri ifadesi, bu protestoların sosyal medyada yayılma biçimini anlatmak için kullanıldı; hashtag'ler kısa sürede Türkiye gündemine oturdu, binlerce kullanıcı görüşlerini paylaştı. Bu dijital hareketlilik, fiziksel protestolarla birleşerek hükümet üzerinde önemli bir kamuoyu baskısı oluşturdu. Ancak hükümet, kararından geri adım atmadığını net bir dille ifade etti.
Uluslararası Boyut ve Hukuki Tartışmalar
İstanbul Sözleşmesi, imzaya açıldığı tarihten itibaren uluslararası hukukta önemli bir yere sahipti. Türkiye, sözleşmeye imza koyan ve 2014'te onaylayan ilk ülke olma sıfatını taşıyordu. Çekilme kararı, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği tarafından sert bir dille eleştirildi. Avrupa Parlamentosu, kararı kınayan bir karar tasarısı kabul ederken, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri, Türkiye'yi kararından vazgeçmeye çağırdı. Hukuki boyutta, bazı hukukçular kararname ile sözleşmeden çekilmenin uluslararası hukuk açısından geçersiz olduğunu tartışmaya açtı; ancak Türk hukukunda Cumhurbaşkanı'nın uluslararası anlaşmaları fesih yetkisi bulunduğu gerekçesiyle yargı yolu da sonuçsuz kaldı.
Kadın Cinayetleri ve SHÇEK Raporları
Sözleşmeden çekilme kararının hemen öncesinde, Türkiye'de kadın cinayetlerinin arttığına dair veriler kamuoyuyla paylaşılıyordu. "Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu" raporlarına göre, 2020 yılında 300'ün üzerinde kadın öldürüldü. Bu rakamlar, sözleşmenin yürürlükten kaldırılması kararının zamanlamasını tartışma konusu haline getirdi. Hükümet ise bu raporları çürüterek, şiddetle mücadelede yeni bir eylem planı hazırlandığını ve 6284 sayılı Kanun'un uygulanmaya devam ettiğini belirtti. Yine de sivil toplum örgütleri, sözleşmesiz bir mücadelenin asla başarıya ulaşamayacağını savundu.
Analiz: Türkiye'nin İkilemi
İstanbul Sözleşmesi tartışması, aslında Türkiye'nin modernleşme ile muhafazakâr değerler arasındaki hassas dengesini yansıtıyor. Hükümet, sözleşmenin toplumsal cinsiyet eşitliği kavramını dayattığını ve Türk aile yapısına tehdit oluşturduğunu öne sürerken, karşıtlar bunun kadınların güvenliği için vazgeçilmez bir uluslararası standart olduğunu vurguluyor. Geçici bir çözüm olarak 2022'de yayımlanan "Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı" bazı önlemler içerse de, sözleşmenin geri getirilmesi talebi toplumsal muhalefetin ana gündemi olmaya devam ediyor. Telgraf telleri, bu çok sesli toplumun hükümete ulaşma biçimini simgelerken; asıl soru, bu teller üzerinden kurulan iletişimin politika yapıcıları üzerinde ne kadar etkili olabileceğidir.