Ankara'da düzenlenen NATO zirvesi öncesinde İstanbul'da gözaltına alınan dokuz kişi, kendilerine kötü muamele yapıldığı gerekçesiyle polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. İddiaya göre, gözaltı sürecinde ve sonrasında tutuklulara insanlık dışı muamele uygulanırken, polis memurları tutuklama kararının ardından gözaltındaki kişilerin önünde pasta keserek kutlama yaptı. Olayla ilgili şikayet üzerine savcılık resen inceleme başlattı.
Şikayet dilekçesinde neler var?
Şikayet dilekçesinde, gözaltı sürecinde polislerin tutuklulara fiziksel ve psikolojik baskı uyguladığı, hakaret ve tehditlerde bulunduğu ifade ediliyor. Tutuklama sonrasında ise polislerin bir pasta getirerek, gözaltındaki kişilerin gözü önünde kesip yedikleri ve bunu bir “zafer kutlaması” gibi gösterdikleri iddia ediliyor. Şikayetçiler, bu eylemlerin onur kırıcı olduğunu ve kötü muamele yasağını ihlal ettiğini belirtti. Avukatlar, polislerin Ceza Muhakemesi Kanunu ve İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı davrandığını savundu.
Savcılık süreci nasıl işliyor?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurunun ardından iddiaları değerlendirmek üzere soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında olayın yaşandığı karakol ve nöbetçi polis memurları tespit edilerek ifadelerine başvurulacak. Gözaltı kameralarının kayıtları incelenecek ve şikayetçilerin adli tıp raporları istenecek. Savcılık, iddiaları “kötü muamele” ve “görevi kötüye kullanma” suçları kapsamında değerlendiriyor.
NATO zirvesi bağlamı
Olay, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı NATO Liderler Zirvesi öncesinde meydana geldi. Zirve öncesi güvenlik önlemlerinin artırıldığı İstanbul'da, bazı kişilerin “terör propagandası” ve “örgüt üyeliği” suçlamalarıyla gözaltına alındığı belirtiliyor. Tutuklanan dokuz kişi, barışçıl olduğu iddia edilen bir protesto eylemi sırasında gözaltına alındıklarını ve bu süreçte insanlık dışı muameleye maruz kaldıklarını öne sürüyor.
Kötü muamele iddiaları Türkiye'de sıkça gündeme geliyor
Kötü muamele iddiaları, Türkiye'de polis müdahalelerine ilişkin tartışmaların odağında yer alıyor. İnsan hakları örgütleri, özellikle gözaltı süreçlerinde fiziksel ve psikolojik baskı vakalarının sıklıkla rapor edildiğini belirtiyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye'yi birçok kez bu konuda mahkum etmişti. Bu son vaka, uluslararası toplumun da dikkatini çekebilir.
Olayın ardından polis teşkilatından henüz resmi bir açıklama gelmedi. Avukatlar, adaletin tecellisi için soruşturmanın şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguluyor.