İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yönelik İstanbul merkezli 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Örgüt mensuplarıyla irtibatlı oldukları ve örgüt içerisinde sorumlu düzeyde faaliyet gösterdikleri tespit edilen 20 şüpheli, güvenlik güçlerince gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında 5 aktif kamu görevlisinin bulunması, operasyonun kamu kurumlarındaki örgütlenmeye yönelik boyutunu ortaya koydu.
Operasyonun kapsamı ve gözaltılar
Edinilen bilgilere göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında örgütün güncel yapılanmasına yönelik kapsamlı bir çalışma yürüttü. Yapılan teknik ve fiziki takip sonucunda, örgütün "mahrem imam" olarak adlandırılan yapılanması içinde sorumlu düzeyde faaliyet gösterdikleri iddia edilen şüphelilerin kimlikleri belirlendi. Savcılık tarafından çıkarılan gözaltı kararları doğrultusunda, İstanbul'un yanı sıra 5 farklı ilde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar gerçekleştirildi.
Operasyonda, örgütün kripto yapılanmasında yer aldıkları öne sürülen şüphelilerin yakalanması için geniş çaplı bir koordinasyon sağlandı. Gözaltına alınan 20 kişiden 5'inin halen aktif olarak kamu görevini sürdürdüğü, diğerlerinin ise çeşitli sektörlerde faaliyet gösterdiği belirtildi. Şüphelilerin emniyetteki sorgu ve işlemleri devam ediyor. Sağlık kontrolünden geçirilen zanlıların, ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenildi.
Örgütün güncel yapılanmasına darbe
Güvenlik kaynakları, operasyonun FETÖ'nün "güncel yapılanma" olarak nitelendirilen ve özellikle kamu kurumlarına sızma stratejisi izleyen kanadına yönelik olduğunu vurguladı. Örgütün, darbe girişiminin ardından yurt dışına kaçan elebaşlarının talimatları doğrultusunda, "sivil imam" yapılanması üzerinden faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığı, bu kapsamda kamu görevlilerini hedef aldığı ifade edildi. Soruşturma dosyasında, şüphelilerin örgüt içi iletişimde kullandıkları ankesörlü telefon hatları ve kripto şifreleme yöntemleri gibi delillerin yer aldığı aktarıldı.
Operasyonun, örgütün mağduriyet algısı oluşturma çabalarına karşı yürütülen kararlı mücadelenin bir parçası olduğu belirtiliyor. İstanbul merkezli soruşturmanın, örgütün diğer hücre yapılanmalarına ulaşmak amacıyla genişletilebileceği, gözaltına alınan şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda yeni adreslerde arama ve gözaltı kararlarının gündeme gelebileceği kaydedildi. Savcılık, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğünü, kamu güvenliğini tehdit eden unsurlara karşı mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.
FETÖ ile mücadelede son durum
Türkiye, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından FETÖ/PDY ile kapsamlı bir hukuki ve güvenlik mücadelesi yürütüyor. Bu kapsamda yurt genelinde ve yurt dışında örgütün finans, medya, eğitim ve güvenlik yapılanmalarına yönelik binlerce operasyon gerçekleştirildi. Kamu kurumlarından ihraç edilen on binlerce personelin yanı sıra, örgüt elebaşlarının iadesi için uluslararası düzeyde girişimler sürüyor. Son operasyon, örgütün henüz tamamen tasfiye edilmediğini ve gizli yapılanmalar oluşturma çabasını gözler önüne seriyor.
Uzmanlar, FETÖ'nün "dini istismar" ve "eğitim" kisvesi altında sızma faaliyetlerini sürdürdüğünü, bu nedenle kamu kurumlarında liyakat ve güvenlik soruşturmalarının öneminin arttığını vurguluyor. Operasyonun, örgütün kamu içindeki "uyuyan hücre" yapılanmasına yönelik olduğu değerlendirmesi yapılıyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2024 yılı itibarıyla FETÖ soruşturmaları kapsamında on binlerce kişi hakkında işlem yapıldı ve binlerce kişi tutuklandı.
İstanbul merkezli son operasyon, terör örgütleriyle mücadelenin sadece güvenlik güçlerinin değil, aynı zamanda yargı ve istihbarat birimlerinin koordineli çalışmasıyla yürütüldüğünü gösteriyor. Kamu görevlilerinin örgütlerle ilişkisinin tespiti halinde derhal idari ve adli işlem başlatılması, devletin kurumlarına yönelik sızma girişimlerine karşı caydırıcılık sağlıyor. Gözaltına alınan 20 şüphelinin ifadeleri ve yargılama süreci, örgütün güncel yapılanmasına dair yeni bilgilerin ortaya çıkmasına katkı sunabilir. Bu tür operasyonlar, toplumda güvenlik algısını güçlendirirken, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yürütülen soruşturmaların önemini bir kez daha ortaya koyuyor.