İstanbul'da hava kalitesi, 2026 yılı haziran ayında yapılan ölçümlerde geçen yılın aynı dönemine kıyasla belirgin bir iyileşme gösterdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 26 ölçüm istasyonundan derlediği verilere göre, kent genelinde partikül madde (PM10) konsantrasyonu metreküp başına 29,45 mikrograma düşerek yüzde 6'lık bir azalma kaydetti. Bu düşüş, özellikle trafik yoğunluğunun ve sanayi faaliyetlerinin azalmasıyla ilişkilendiriliyor. Uzmanlar, yaz aylarında ısınma kaynaklı emisyonların azalmasının da bu iyileşmede etkili olduğunu belirtiyor.
En Temiz ve En Kirli İlçeler Belli Oldu
Verilere göre, İstanbul'un en temiz havasına sahip ilçesi Şile olurken, onu Çatalca ve Adalar takip etti. Şile'de PM10 ortalama değeri 18,2 µg/m³ olarak ölçülürken, Çatalca'da 21,4 µg/m³, Adalar'da ise 22,8 µg/m³ kaydedildi. Bu ilçeler, yeşil alanların fazlalığı ve sanayi tesislerinin uzaklığıyla dikkat çekiyor. Öte yandan, en kirli ilçeler sıralamasında ise Esenyurt, Bağcılar ve Güngören öne çıktı. Esenyurt'ta PM10 ortalaması 38,7 µg/m³ ile kent ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleşti. Bağcılar'da 37,2 µg/m³, Güngören'de ise 36,5 µg/m³ ölçüldü. Bu bölgelerdeki yoğun trafik ve çarpık kentleşme, hava kalitesini olumsuz etkiliyor.
Uzmanlar, özellikle Esenyurt ve çevresindeki hızlı nüfus artışı ve imar faaliyetlerinin toz emisyonlarını artırdığına dikkat çekiyor. Ayrıca, ilçedeki yoğun araç trafiği ve yetersiz yeşil alanlar PM10 seviyelerini yükselten başlıca faktörler arasında sayılıyor. İstanbul'un Anadolu yakasında ise Üsküdar, Kadıköy ve Maltepe ilçeleri orta seviyelerde ölçümlere sahip. Üsküdar'da PM10 ortalaması 28,1 µg/m³ olarak kaydedilirken, Kadıköy'de 29,3 µg/m³, Maltepe'de ise 30,2 µg/m³ oldu. Bu ilçeler, hem ulaşım hem de konut yoğunluğu açısından dengeli bir görünüm sergiliyor.
Hava Kalitesi Değerlendirmesi ve Sağlık Etkileri
Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) belirlediği günlük PM10 limit değeri 50 µg/m³ iken, yıllık ortalama limit ise 20 µg/m³'tür. İstanbul'un haziran ayı ortalaması olan 29,45 µg/m³, WHO'nun yıllık limitinin üzerinde ancak günlük limitin altında kalıyor. Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi yetkilileri, özellikle kış aylarında PM10 seviyelerinin arttığını, bu nedenle yıl genelinde ortalamanın daha yüksek olabileceğini vurguluyor. Hava kirliliği, solunum yolu hastalıkları, kalp-damar rahatsızlıkları ve akciğer kanseri riskini artırıyor. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar için risk daha büyük. İstanbul'da hava kalitesinin iyileştirilmesi için toplu taşımanın teşviki, yeşil alanların artırılması ve temiz enerji kaynaklarına geçiş önem taşıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, hava kalitesini iyileştirmek amacıyla çeşitli projeler yürütüyor. Bunlar arasında bisiklet yollarının genişletilmesi, elektrikli otobüs alımı ve deniz ulaşımının teşvik edilmesi yer alıyor. Ayrıca, hava kalitesi ölçüm istasyonlarının sayısının artırılması ve verilerin anlık olarak halkla paylaşılması hedefleniyor. Yetkililer, vatandaşların hava kalitesini düzenli olarak takip etmelerini ve günlük hava durumu raporlarına göre önlem almalarını öneriyor.
Hava kirliliğinin azalması, sadece İstanbul için değil, Türkiye genelinde de sevindirici bir gelişme. Ancak uzmanlar, bu eğilimin kalıcı olması için sürdürülebilir politikaların benimsenmesi gerektiğini belirtiyor. Sanayi tesislerinde filtre kullanımı, emisyon standartlarının sıkılaştırılması ve fosil yakıt tüketiminin azaltılması, hava kalitesini iyileştirmede kritik adımlar. İstanbul gibi dev bir metropolde, hava kirliliğiyle mücadele uzun vadeli bir çaba gerektiriyor. Bu nedenle, hem yerel yönetimlerin hem de vatandaşların çevre bilinciyle hareket etmesi büyük önem taşıyor.