Marmara Denizi'nde son üç gün içinde meydana gelen 185 deprem, İstanbul'da deprem fırtınası endişesini artırdı. Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, bölgedeki sismik hareketliliğin kilitli fay hatları üzerindeki stresi artırabileceğini ancak bunun doğrudan büyük depremi tetikleyeceği anlamına gelmediğini belirtti. Uzmanlar, Marmara Denizi'ndeki bu küçük depremlerin aslında birikmiş enerjinin bir kısmını boşalttığını, ancak asıl tehlikenin hâlâ beklenen büyük Marmara depremi olduğunu vurguluyor.
Deprem fırtınası nedir, neden olur?
Deprem fırtınası, bir bölgede normalin üzerinde sık bir şekilde meydana gelen, genellikle küçük ve orta büyüklükteki deprem serileri olarak tanımlanır. Bu tür sismik hareketlilik, volkanik faaliyetler, magma hareketleri veya fay hatlarındaki gerilim artışı gibi nedenlerle oluşabilir. Marmara Denizi ve çevresi, Kuzey Anadolu Fayı'nın (KAF) batı uzantısının geçtiği aktif bir sismik bölgedir. Bu nedenle bölgede sık sık küçük depremler kaydedilir. Ancak son günlerde yaşanan deprem sayısındaki artış, kamuoyunda haklı bir tedirginlik yaratmış durumda.
Prof. Dr. Hasan Sözbilir, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu depremler, Marmara Denizi içindeki fayların hareketliliğinin bir sonucudur. Ancak bunların büyük depremi tetikleyip tetiklemeyeceği konusunda henüz bir öngörüde bulunmak mümkün değildir. Depremler, birbirini tetikleyebilir; ancak bu, her zaman büyük bir depreme yol açmaz" dedi. Uzmanlar, fay hatlarındaki küçük kırılmaların aslında enerjiyi kısmen boşalttığını, ancak kilitli bölgelerde biriken enerjinin büyük bir depremle açığa çıkmasının beklendiğini ifade ediyor.
Marmara'daki fay hatları ne durumda?
Marmara Denizi, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın geçtiği en kritik bölgelerden biridir. 1999 Gölcük depremi, fayın bu bölümünde büyük bir enerji boşalmasına neden olmuş, ancak Silivri açıklarındaki segment ile Adalar segmenti gibi bazı bölümlerin hâlâ kilitli olduğu bilim insanları tarafından uzun süredir belirtiliyor. Bu kilitli bölgelerde, yıllar içinde biriken stresin büyük bir depremle sonuçlanabileceği öngörülüyor.
Prof. Sözbilir, "Son depremler, kilitli fay segmentlerinin bulunduğu bölgelerde yoğunlaşıyor. Bu, stresin artmakta olduğunu gösterebilir. Ancak bu depremler, beklenen depremin habercisi de olabilir, bir anlamda öncü kabul edilebilir; ya da sadece küçük bir hareketlilik olarak kalabilir" şeklinde konuştu. Uzmanlar, bölgedeki sismik hareketliliği anlık olarak izlemeye devam ettiklerini ve gelişmeleri kamuoyu ile paylaşacaklarını belirtiyor.
Büyük Marmara depremi ne zaman ve kaç büyüklüğünde olacak?
Bilim insanları, İngiltere'deki Birleşik Krallık Deprem Bilim Araştırma Enstitüsü (British Geological Survey) ile Türkiye'deki Üniversitelerin ortak araştırmalarına göre, Marmara Denizi'nde 7.0 ile 7.5 büyüklüğünde bir depremin olma olasılığının önümüzdeki 30 yıl içinde yüzde 40-50 olduğunu tahmin ediyor. Ancak bu depremin ne zaman olacağı kesin olarak bilinmiyor. Tarihsel depremler incelendiğinde, İstanbul ve çevresinde yaklaşık 250 yılda bir büyük depremlerin olduğu ve son büyük depremin 1766 yılında yaşandığı dikkate alındığında, üzerinden geçen süre tehlikeyi artıran bir etken olarak kabul ediliyor.
Deprem uzmanları, Marmara'daki fay hatlarının 7.0 üzeri bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ve özellikle İstanbul'un Avrupa Yakası'nın ve Marmara'nın kuzey kıyılarının risk altında olduğunu belirtiyor. Bu nedenle, bölgedeki yapı stokunun depreme dayanıklılığı, alınacak önlemler ve afet yönetimi planları büyük önem taşıyor.
Ne yapılmalı?
Deprem gerçeğiyle yüzleşen Türkiye, 6 Şubat 2023'te yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerde büyük acılar yaşadı. Bu deneyim, depreme hazırlığın ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterdi. Uzmanlar, olası bir Marmara depremi için şimdiden hazırlıkların yapılması gerektiğini vurguluyor. Buna göre:
- İstanbul ve çevresindeki yapıların deprem risk analizlerinin yapılması ve güçlendirilmesi
- Acil durum planlarının güncellenmesi ve tatbikatların düzenlenmesi
- Toplumun deprem bilinci ile eğitimlerinin artırılması
- Marmara Denizi tabanına yerleştirilecek sensörlerle fay hatlarının anlık izlenmesi
- Afet sonrası müdahale ekiplerinin ve lojistik imkanların hazır tutulması
Tüm bu önlemler, olası bir depremin etkilerini en aza indirmeyi hedefliyor. Deprem öncesi, sırası ve sonrasında doğru davranışları bilmek, hayat kurtarıcı olabilir.
Sonuç olarak, Marmara Denizi'ndeki deprem fırtınası büyük bir depremin habercisi olabilir ya da olmayabilir; ancak bölgenin ne kadar riskli olduğu bilinen bir gerçek. Bilim insanlarının uyarıları doğrultusunda gerekli önlemlerin alınması, can ve mal kaybını önlemenin en etkili yoludur. Depremle yaşamayı öğrenmek ve yapıları buna göre inşa etmek, toplum olarak atacağımız en önemli adımlardır.