İstanbul'a içme suyu sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı, son günlerde etkili olan yoğun sağanak yağışların ardından yüzde 80'in üzerine çıkarak yılın en yüksek seviyesine ulaştı. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, kente su sağlayan 10 barajdaki doluluk oranı geçen hafta yüzde 65 seviyelerindeyken, yağışların etkisiyle hızla yükseldi. Uzmanlar, artan doluluk oranının sevindirici olduğunu ancak su tasarrufunun önemini koruduğunu belirtiyor.
Yağışlar Barajları Nasıl Etkiledi?
Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, İstanbul'da son bir haftada metrekareye ortalama 100 kilogramın üzerinde yağış düştü. Bu miktar, mevsim normallerinin yaklaşık iki katına denk geliyor. Özellikle baraj havzalarında etkili olan sağanak yağışlar, hem yüzeysel akışı hem de yer altı su kaynaklarını besledi. İSKİ'nin açıkladığı son verilere göre, barajlardaki toplam su hacmi 700 milyon metreküpün üzerine çıktı. Geçtiğimiz yıl aynı dönemde bu oran yüzde 60 civarındaydı.
İstanbul'un en büyük su kaynağı olan Ömerli Barajı'nda doluluk oranı yüzde 85'i aşarken, Darlık Barajı'nda bu oran yüzde 90'a yaklaştı. Pabuçdere ve Kazandere gibi küçük barajlarda ise doluluk oranları neredeyse yüzde 100'e ulaştı. Uzmanlar, yağışların devam etmesi halinde doluluk oranının daha da artabileceğini ifade ediyor.
Su Yönetimi ve Gelecek Projeksiyonları
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Su Kaynakları ve Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri, barajlardaki artışın kentin su ihtiyacını kısa vadede karşılayacağını ancak uzun vadeli planlamanın önemine dikkat çekiyor. Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, "Yağışlar rekor seviyede olsa da İstanbul gibi büyükşehirlerde su yönetimi sürdürülebilirlik açısından kritik. Baraj doluluk oranlarındaki dalgalanmalar, iklim değişikliğinin etkisiyle daha sık yaşanabilir. Bu nedenle su tasarrufu alışkanlık haline getirilmeli" dedi.
İSKİ yetkilileri, barajlardaki su seviyesinin artmasına rağmen su tasarrufu çağrısını yineliyor. Kentte günlük ortalama su tüketimi 3 milyon metreküp civarında. Bu tüketimin yüzde 20 azaltılması durumunda, barajlardaki suyun daha uzun süre yeteceği belirtiliyor. Ayrıca, Melen Çayı'ndan sağlanan suyun da kentin su temininde önemli bir rol oynadığı vurgulanıyor.
Kuraklık Riski ve İklim Değişikliği
Meteoroloji uzmanları, son yağışların kuraklık endişelerini geçici olarak hafiflettiğini ancak iklim değişikliğinin etkilerinin devam ettiğini belirtiyor. İstanbul'da son 10 yılın en kurak dönemlerinden biri olan 2020-2021 yıllarında baraj doluluk oranları yüzde 20'nin altına kadar düşmüştü. Bu tür dalgalanmalar, su yönetimi politikalarının önemini ortaya koyuyor. Uzmanlar, yağış rejimindeki değişkenlik nedeniyle barajların yanı sıra yağmur suyu hasadı ve atık su geri kazanımı gibi alternatif yöntemlerin de teşvik edilmesi gerektiğini söylüyor.
Öte yandan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve İSKİ, su kaynaklarının verimli kullanımı için çeşitli projeler yürütüyor. Yeni baraj inşaatları, içme suyu arıtma tesislerinin kapasite artırımı ve kayıp-kaçak oranlarının azaltılması bu projeler arasında. İSKİ'nin son raporuna göre, su kayıp-kaçak oranı yüzde 20 seviyesinde bulunuyor; hedef bu oranı 2025'e kadar yüzde 15'in altına indirmek.
Sonuç ve Değerlendirme
İstanbul'daki baraj doluluk oranlarındaki bu artış, kısa vadede su sıkıntısı riskini azaltmış görünüyor. Ancak, kentin su ihtiyacının her geçen yıl arttığı ve iklim değişikliğinin etkilerinin belirsizlik yarattığı göz önünde bulundurulduğunda, su tasarrufu ve verimli kullanım konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerekiyor. Uzmanlar, bireysel su tasarrufunun yanı sıra tarımsal sulamada modern tekniklerin kullanılması ve sanayide su geri dönüşümünün yaygınlaştırılması gerektiğini ifade ediyor. İstanbul'un su geleceği, bugünden atılacak adımlara bağlı.