İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi, 2026/243 Esas ve 2026/308 Karar numaralı dosya kapsamında, tehdit ve çocuğa karşı cinsel taciz suçlamalarıyla yargılanan sanık hakkında ilanen tebligat kararı verdi. Mahkemece yapılan resmi ilanda, sanığın adresinin tespit edilememesi nedeniyle duruşma gününün kendisine posta yoluyla bildirilemediği, bu nedenle 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca ilanen tebligat yoluna gidildiği belirtildi. İlan, yasal süresi içinde sanığın mahkemeye başvurmaması halinde yokluğunda karar verileceği uyarısını içeriyor.
Davanın Detayları ve Suçlamalar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, sanık hakkında tehdit ve çocuğa karşı cinsel taciz suçlarından kamu davası açıldı. Dosya, İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 2026/243 Esas numarasıyla kaydedildi. Mahkeme, yargılama sürecinde sanığın savunmasının alınması için duruşma günü belirledi; ancak sanığın bilinen adreslerine yapılan tebligatların iade edilmesi üzerine, usul gereği ilanen tebligat kararı alındı. İlan metninde, duruşma tarihi ve saati açıkça belirtilerek, sanığın duruşmaya katılmaması durumunda CMK’nın ilgili hükümleri uyarınca yargılamaya devam edileceği ve kararın yokluğunda verilebileceği ifade edildi.
İlanen Tebligat Nedir, Neden Yapılır?
İlanen tebligat, Türk hukukunda sanığın veya ilgili kişinin adresinin bilinmemesi, yurt dışında olması ya da tebligatın yapılamaması gibi durumlarda başvurulan bir yöntemdir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 28. ve devamı maddeleri, ilanen tebligatın nasıl yapılacağını düzenler. Buna göre, tebligatın bir gazete veya resmi ilan portalında yayımlanması ve ilanın bir nüshasının mahkeme divanhanesine asılması yeterlidir. İlanın yayımlandığı tarihten itibaren belirli bir süre sonra tebligat yapılmış sayılır. Bu süre, ilanın niteliğine göre değişmekle birlikte, genellikle 15 gündür. İlanen tebligat, sanığın savunma hakkını kısıtlamamak adına son çare olarak kullanılır; ancak usul ekonomisi ve yargılamanın makul sürede tamamlanması açısından da önemlidir.
İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi’nin bu kararı, sanığın duruşmadan haberdar edilmesi ve yargılamaya katılmasının sağlanması amacı taşıyor. İlan metninde, sanığın duruşmaya bizzat katılabileceği gibi bir müdafi aracılığıyla da temsil edilebileceği hatırlatılıyor. Ayrıca, mazeretsiz olarak duruşmaya gelinmemesi halinde, sanığın yokluğunda yargılamaya devam edileceği ve hakkında çıkarılacak kararın kesinleşebileceği vurgulanıyor.
Çocuğa Karşı Cinsel Taciz Suçunun Hukuki Boyutu
Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde düzenlenen çocuğa karşı cinsel taciz suçu, 15 yaşını tamamlamamış veya 15 yaşını tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklara karşı işlenen cinsel içerikli eylemleri kapsar. Suçun cezası, nitelikli hallere göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına kadar varabilir. Tehdit suçu ise TCK’nın 106. maddesinde düzenlenmiş olup, bir kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit edilmesi halinde uygulanır. Bu suçların bir arada işlenmesi, yargılamanın ciddiyetini artırmakta ve mahkemelerin titizlikle inceleme yapmasını gerektirmektedir.
Yargılama Süreci ve Sanığın Hakları
İlanen tebligat kararı, sanığın yargılamadan haberdar olmaması gibi bir riski ortadan kaldırmayı amaçlar. Ancak sanık, ilanın yayımlanmasından itibaren belirlenen süre içinde mahkemeye başvurarak savunmasını sunabilir. Mahkeme, sanığın savunmasını aldıktan sonra delilleri değerlendirerek bir karara varacaktır. Sanığın yokluğunda verilen karar, sanığa tebliğ edilmek üzere yine ilanen tebligat yoluyla bildirilebilir. Bu süreçte sanığın hak kaybına uğramaması için avukat tutma, tanık dinletme, lehine delil sunma gibi hakları saklıdır.
İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi’nin bu ilanı, yargılamanın usulüne uygun şekilde ilerlemesi ve sanığın adil yargılanma hakkının korunması açısından önem taşıyor. Kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla yapılan ilan, aynı zamanda yargı sürecinin şeffaflığını da gözler önüne seriyor.
Sonuç ve Değerlendirme
Her ne kadar ilanen tebligat, sanığa ulaşmanın son çaresi olsa da, yargılamanın makul sürede tamamlanması ve toplumun adalet duygusunun tatmini açısından gereklidir. İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararı, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak, sanığın savunma hakkını kısıtlamadan yargılamanın sürdürülmesini sağlıyor. Tehdit ve çocuğa karşı cinsel taciz gibi ağır suçlamaların yer aldığı bu dava, kamu vicdanında önemli bir yere sahip. Mahkemenin vereceği karar, benzer davalara da örnek teşkil edecek nitelikte olacak. Yargı sürecinin sonunda ortaya çıkacak karar, hem sanık hem de mağdur açısından adaletin tecellisi adına belirleyici olacaktır.