Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişimine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 28 iddianame kapsamında açılan davalarda 2 bin 35 sanık yargılandı. Darbe girişiminin üzerinden geçen yıllara rağmen adli süreçler hız kesmeden devam ediyor. İstanbul adliyelerinde görülen bu davalar, Türkiye'nin demokrasi mücadelesinin hukuki ayağını oluşturuyor.
İddianameler ve yargılama süreci
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan 28 iddianame, darbe girişimine katılan askeri personel, sivil örgütlenmeler ve kilit isimleri kapsıyor. Bu iddianamelerde 2 bin 35 sanık hakkında çeşitli suçlamalar yöneltildi. Suçlamalar arasında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs ve hükümeti devirmeye teşebbüs gibi ağır suçlar yer alıyor. Davalar, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 23. Ağır Ceza Mahkemesi ve 30. Ağır Ceza Mahkemesi gibi çeşitli mahkemelerde görüldü.
Sanık profilleri ve cezalar
Yargılanan sanıklar arasında darbe gecesi Genelkurmay Başkanlığı'nı işgal eden cuntacı askerler, Boğaziçi Köprüsü'nü kilitleyen rütbeliler ve sivil örgütlenmelerde görev alan kişiler bulunuyor. Mahkemeler, birçok sanığa ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezaları verirken, etkin pişmanlık hükümleri uyarınca bazı sanıkların cezalarında indirime gidildi. Darbe girişiminin lider kadrosu hakkında ise yargılama Çankırı ve Ankara'da devam ediyor.
Darbe girişiminin arka planı
15 Temmuz 2016 gecesi, FETÖ üyeleri askeri kışlalardan harekete geçerek savaş uçakları, helikopterler ve tanklarla Ankara ve İstanbul'u hedef almıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın halka direnme çağrısıyla milyonlar sokağa dökülmüş, 251 kişi şehit olmuş, 2 bin 196 kişi yaralanmıştı. Darbe girişiminin bastırılmasının ardından başlatılan adli soruşturmalar kapsamında binlerce kişi gözaltına alındı ve tutuklandı. İstanbul davaları, bu sürecin en kapsamlı yargılamalarından biri olarak kayıtlara geçti.
Darbe girişimi sonrası FETÖ'nün kamu kurumlarındaki yapılanmasını deşifre eden operasyonlar da devam etti. İstanbul Başsavcılığı, örgütün finansal kaynaklarına yönelik soruşturmalar da yürütüyor. Türkiye genelinde ise halen 200'den fazla dava sürüyor. Bu davalar, demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne olan bağlılığın bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.