İstanbul Küçükçekmece'de yaşayan 52 yaşındaki kalp hastası Hasan Güler, sağlık sorunları nedeniyle çalışamaz hale gelince kirasını ödeyemedi. Bir süre mahallelinin yardımıyla geçinen Güler, ev sahibinin daireyi boşaltmasını istemesi üzerine evsiz kaldı. Çaresizlik içinde bir caminin önündeki bankta yaşamaya başlayan Güler, 'Sessiz eylem' olarak nitelendirdiği protestosunda 'Lütfen bana para vermeyin' yazılı bir karton taşıyor.
Mahallelinin desteği yetmedi
Hasan Güler, üç yıldır Küçükçekmece'de kirada oturuyordu. Kalp rahatsızlığı nedeniyle ağır işlerde çalışamayan Güler, geçimini ayakta tutabilmek için çeşitli işlerde çalıştı. Ancak bir süre önce sağlık durumu kötüleşince işten ayrılmak zorunda kaldı. Kirayı ödeyemeyeceğini anlayan ev sahibi, icra takibi başlattı ve tahliye kararı çıkardı. Mahalleli, Güler'e maddi destek verse de bu bir süre sonra yeterli gelmedi.
Sessiz eylem ve çağrı
Evsiz kalan Güler, Küçükçekmece'deki bir caminin önündeki banka sığınırken, elinde 'Bu sessiz eylemdir, lütfen bana para vermeyin. Sadece anlayış bekliyorum' yazılı bir döviz taşıyor. Güler, amacının yardım toplamak değil, kiracı ve ev sahibi mağduriyetine dikkat çekmek olduğunu belirtiyor. 'Kimsenin parasını istemiyorum. Ben sadece adalet istiyorum' diyen Güler, yetkililerden kendisine bir çözüm bulmasını talep ediyor.
Kiracı ve ev sahibi arasındaki gerilim
Hasan Güler'in yaşadığı durum, Türkiye'de artan kiralar ve ev sahibi-kiracı anlaşmazlıklarının bir yansıması. Uzmanlar, özellikle büyükşehirlerde kiracıların yüksek kiralar karşısında zorlandığını, ev sahiplerinin ise enflasyon karşısında kira gelirinin eridiğini belirtiyor. Ancak Güler gibi sağlık sorunu yaşayan kiracılar için durum daha da vahim hale geliyor.
Yetkililere çağrı
Güler, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarından destek beklediğini, ancak başvurularının sonuçsuz kaldığını söylüyor. Çevre sakinleri ise Güler'e sıcak yemek ve giysi yardımı yaparken, belediyenin de konuyla ilgilenmesini istiyor. Hasan Güler'in eylemi, kira mağdurlarının çaresizliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Bu tür sessiz eylemler, Türkiye'de artan kira krizine dikkat çekerken, çözüm bekleyen birçok kiracının sesi oluyor. Güler'in isyanı, sadece kendisi için değil, benzer durumdaki binlerce insan için de bir çağrı niteliği taşıyor. Umarız yetkililer bu çağrıyı duyar ve kalıcı çözümler üretir.
Türkiye'de kira sorunu, özellikle büyükşehirlerde derinleşirken, kiracıların ve ev sahiplerinin karşı karşıya kaldığı zorluklar toplumsal bir yara haline geliyor. Hasan Güler'in hikayesi, bu sorunun aciliyetini ortaya koyarken, kira adaleti konusunda daha kapsamlı politikaların gerekliliğini vurguluyor.