İşgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa, İsrailli yerleşimcilerin provokatif baskınına sahne oldu. 480 İsrailli yerleşimci, sabahın erken saatlerinde Harem-i Şerif'in avlusuna girerek dini ve siyasi içerikli provokatif eylemlerde bulundu. Baskın, Filistinliler ve uluslararası toplum tarafından kınandı.
Baskının Detayları
Edinilen bilgilere göre, İsrailli yerleşimciler, İsrail polisinin koruması altında Mescid-i Aksa'nın avlusuna girdi. Grup, avluda dolaşarak bazı dini ritüeller gerçekleştirdi ve Yahudi bayrakları açtı. Görgü tanıkları, yerleşimcilerin provokatif sloganlar attığını ve Filistinlilere yönelik tacizde bulunduğunu belirtti. Baskın sırasında Filistinli ibadetçilerin Mescid-i Aksa'ya girişi kısıtlandı.
Filistinli yetkililer, baskını "kutsal mekana yönelik bir saldırı" olarak nitelendirdi. Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, İsrail'in statükoyu ihlal ettiğini ve provokasyonlara son vermesi gerektiğini vurguladı. Filistin Dışişleri Bakanlığı, uluslararası toplumu acil müdahaleye çağırdı.
Uluslararası Tepkiler ve Arka Plan
Mescid-i Aksa, Müslümanların ilk kıblesi ve üçüncü kutsal mekanı olarak kabul ediliyor. İsrail'in 1967'den bu yana işgal altında tuttuğu Doğu Kudüs'te yer alan Mescid-i Aksa, statüko gereği sadece Müslümanların ibadetine açık. Ancak İsrailli yerleşimciler, sık sık polis koruması altında baskın düzenleyerek statükoyu ihlal ediyor.
Bu son baskın, Ramazan ayında artan gerilim ortamında gerçekleşti. İsrail, son haftalarda Mescid-i Aksa'ya yönelik kısıtlamaları artırmış, Filistinlilerin ibadete erişimini engellemişti. Uluslararası toplum, İsrail'in provokatif eylemlerinin bölgede tansiyonu yükselttiği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, baskını kınayan bir açıklama yaparak, "Mescid-i Aksa'nın statüsüne yönelik her türlü ihlalin karşısındayız" ifadelerini kullandı. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği de endişelerini dile getirdi.
Filistinlilerin Tepkisi ve Gelecek Perspektifi
Baskın sonrası Filistin topraklarında protestolar düzenlendi. Binlerce Filistinli, Kudüs ve Gazze'de gösteri yaparak İsrail'in provokasyonlarını kınadı. Filistin halkı, uluslararası toplumun sessizliğini eleştirirken, İsrail'in cezasız kalmasına tepki gösterdi.
Uzmanlar, bu tür baskınların İsrail'in yerleşimci politikalarını meşrulaştırma çabası olduğunu belirtiyor. Ayrıca, provokasyonların bölgesel bir çatışmayı tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. Mescid-i Aksa'nın korunması, sadece Filistinliler için değil, tüm Müslümanlar için hayati önem taşıyor.
Sonuç olarak, İsrail'in bu provokatif eylemi, uluslararası hukuku ve insan haklarını ihlal etmeye devam ediyor. Mescid-i Aksa'nın statüko'suna saygı gösterilmesi ve Filistinlilerin ibadet özgürlüğünün garanti altına alınması gerekiyor. Uluslararası toplumun etkili adımlar atması, bölgede kalıcı barış için şart.