Suriye ordusunda görev yaptığı dönemde İsrailli casus Eli Cohen'in tespit edilip yakalanmasında kritik rol oynayan 134 Numaralı Sinyal Bölüğü'nün kurucusu emekli subay Said Caviş, operasyonun bilinmeyen yönlerini 61 yıl sonra kamuoyuna açıkladı. Caviş, Cohen'e ait ilk sinyalin 1962 yılında yakalandığını belirterek, istihbarat sürecinin nasıl ilerlediğine dair çarpıcı detaylar paylaştı.
134 Numaralı Sinyal Bölüğü'nün Kuruluşu ve İlk Sinyal
Said Caviş, Suriye ordusunda sinyal istihbaratı alanında görevli bir subay olarak, dönemin en kritik iletişim ağlarından birini kurdu. 134 Numaralı Sinyal Bölüğü adı verilen bu birim, Suriye'nin güvenliği için hayati önem taşıyan sinyal takibi ve dinleme faaliyetlerini yürütüyordu. Caviş'in anlattıklarına göre, İsrailli casus Eli Cohen'in faaliyetleri ilk olarak 1962'de bu bölük tarafından tespit edildi.
O dönemde Suriye'nin başkenti Şam'da artan istihbarat faaliyetleri, ordu içinde yeni bir yapılanmayı zorunlu kılmıştı. Caviş, sinyal bölüğünün kurulmasıyla birlikte yabancı ajanların iletişiminin izlenmeye başlandığını ve Cohen'in şifreli telsiz mesajlarının dikkatlerini çektiğini ifade etti. Cohen, Suriye'de yüksek mevkilerde bulunmuş, savunma ve siyasi çevrelerde kendini kabul ettirmiş bir casus olarak biliniyordu.
Eli Cohen Nasıl Yakalandı?
Eli Cohen, 1960'lı yılların başında Suriye'de kamuoyunda tanınan bir iş insanı kimliğiyle faaliyet gösteriyordu. Ancak sinyal istihbaratı biriminin titiz çalışması sonucu, Cohen'in telsiz vericisiyle yaptığı yayınlar tespit edildi. Said Caviş, 1962'de yakalanan ilk sinyalin ardından Cohen'in konumunun belirlenmesi için yoğun bir çaba harcandığını belirtti. Süreç, Suriye istihbaratının Cohen'i adım adım izlemesiyle ilerledi.
Uzun süren takip ve teknik analizler sonucunda Cohen, 1965 yılında Suriye yetkilileri tarafından yakalandı. Yargılanan Cohen, casusluk suçundan idama mahkûm edildi ve aynı yıl Şam'da asılarak idam edildi. Bu olay, İsrail istihbaratı için büyük bir kayıp olarak tarihe geçti. Cohen'in yakalanması, Suriye'nin sinyal istihbaratı alanındaki yeteneklerini ve 134 Numaralı Sinyal Bölüğü'nün etkinliğini gözler önüne serdi.
Said Caviş'in Açıklamaları ve Tarihsel Bağlam
Emekli subay Said Caviş, 61 yıl sonra yaptığı açıklamalarda, o dönemde yaşananları ve operasyonun perde arkasını ilk kez detaylandırdı. Caviş, sinyal bölüğünün sadece Cohen'in yakalanmasında değil, aynı zamanda Suriye'nin genel istihbarat kapasitesinin artırılmasında da önemli bir rol oynadığını vurguladı. Ancak açıklamalarında, operasyonun bazı bölümlerinin hâlâ gizliliğini koruduğunu da ekledi.
Eli Cohen'in hikâyesi, casusluk tarihinde en çok konuşulan operasyonlardan biri olarak kabul edilir. İsrail'in 1967 Altı Gün Savaşı'ndaki başarısında Cohen'in sağladığı istihbaratın etkili olduğu öne sürülür. Suriye cephesinde ise Cohen'in yakalanması, ülkenin güvenlik birimlerinin kararlılığını gösteren bir zafer olarak anılagelmiştir.
Said Caviş'in anlattıkları, Soğuk Savaş döneminde Ortadoğu'daki istihbarat savaşlarının ne denli karmaşık ve çok katmanlı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. 134 Numaralı Sinyal Bölüğü gibi birimler, teknolojinin sınırlı olduğu bir dönemde insan istihbaratı ve sinyal takibiyle kritik bilgiler topluyordu. Bugün ise bu tür operasyonlar, dijital çağın getirdiği yeni araçlarla şekilleniyor. Ancak Eli Cohen vakası, istihbarat tarihinde insan unsuru ve teknolojinin birleşiminin ne kadar belirleyici olabileceğini kanıtlayan çarpıcı bir örnek olarak kalmaya devam ediyor.