İsrail ordusunun İstihbarat Dairesi'nde görevli AMAN askerleri, Gazze Şeridi'nde sivillerin bulunduğu binaların tahliye edilmeksizin bombalanması yönünde talimat aldıklarını itiraf etti. Askerler, bu saldırılar sonucunda yüzlerce Filistinlinin öldüğünü ve yaralandığını kabul etti. İtiraflar, Gazze'deki sivil kayıpların boyutunu ve İsrail ordusunun savaş hukuku ihlallerini gözler önüne seriyor.
Askerlerin itirafları: “Bombalama emri doğrudan geldi”
İsmi açıklanmayan AMAN mensubu askerler, uluslararası basına yaptıkları açıklamalarda, hedef belirleme sürecinde sivillerin tahliyesi için herhangi bir adım atılmadığını belirtti. Askerler, “Bize verilen emir, içinde sivillerin bulunduğu binaların vurulmasıydı. Tahliye için zaman yoktu ya da böyle bir talimat yoktu.” ifadelerini kullandı. Bu itiraflar, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarında sivil altyapının kasıtlı olarak hedef alındığına dair delil niteliği taşıyor.
Yüzlerce sivil hayatını kaybetti
Askerlerin verdiği bilgilere göre, bu saldırılarda yüzlerce Filistinli sivil öldü ve yaralandı. Özellikle yoğun nüfuslu bölgelerde gerçekleştirilen bombalamalar, kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere sivil kayıpların artmasına neden oldu. İsrail ordusu daha önce yaptığı açıklamalarda sivil kayıpları minimize etmek için önlemler aldığını savunuyordu; ancak askerlerin itirafları bu iddialarla çelişiyor.
Uluslararası hukuk ve insan hakları ihlalleri
Gazze'de sivillerin bulunduğu binaların tahliye edilmeden bombalanması, uluslararası insancıl hukukun temel ilkelerinden biri olan “ayrım gözetme” ve “orantılılık” ilkelerine aykırılık teşkil ediyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarında savaş suçu işlemiş olabileceği yönünde uyarılarda bulunmuştu. Bu son itiraflar, söz konusu iddiaları güçlendiriyor.
İsrail ordusundan sessizlik
İsrail ordusu, askerlerin itiraflarına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak daha önceki açıklamalarında ordu, sivillerin zarar görmemesi için ellerinden geleni yaptıklarını ve Hamas'ı hedef aldıklarını belirtmişti. Uluslararası toplum ise bu tür itirafların ardından bağımsız bir soruşturma çağrısında bulunabilir.
Gazze'de insani kriz derinleşiyor
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları aylardır devam ediyor ve bölgede insani kriz her geçen gün derinleşiyor. Binlerce sivil hayatını kaybederken, altyapı büyük ölçüde çökmüş durumda. Hastaneler, okullar ve barınma merkezleri de saldırılardan nasibini aldı. Uluslararası yardım kuruluşları, bölgeye yeterli insani yardımın ulaştırılamadığını ve sivillerin temel ihtiyaçlara erişimde büyük zorluk çektiğini bildiriyor.
Uluslararası tepkiler ve soruşturma çağrıları
Askerlerin itirafları, uluslararası alanda yankı uyandırdı. İnsan hakları örgütleri, İsrail'in Gazze'de işlediği olası savaş suçlarının bağımsız bir şekilde soruşturulması gerektiğini vurguladı. Bazı ülkeler, İsrail'e yönelik silah satışlarının durdurulması çağrısında bulunurken, uluslararası ceza mahkemesi savcılığı da benzer suçlamalarla ilgili ön inceleme başlatmış durumda. Ancak İsrail, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin yargı yetkisini tanımadığını açıklamıştı.
Bağlam: Gazze'de savaşın bilançosu
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e düzenlediği saldırıların ardından başladı. O tarihten bu yana Gazze'de 30 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, on binlercesi yaralandı. Sivil kayıpların büyüklüğü, uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. İsrail ise kendini savunma hakkını kullandığını ve Hamas'ı hedef aldığını savunuyor. Ancak askerlerin son itirafları, sivil kayıpların kaçınılmaz olmadığını, aksine kasıtlı bir politikanın sonucu olabileceğini gösteriyor. Bu itiraflar, Gazze'deki savaşın hukuki ve ahlaki boyutunu yeniden tartışmaya açıyor.