Gazze ve Lübnan'daki çatışmaların ardından gözler Suriye'ye çevrilmişken, İsrail'in Golan Tepeleri üzerinden bölgede yeni bir kriz senaryosu kurguladığı iddiaları gündeme damgasını vurdu. A Haber'de konuşan Gazeteci Gaffar Yakınca, Tel Aviv yönetiminin Suriye'de iç savaşı yeniden alevlendirmek için Golan'ı kullanabileceğini öne sürdü. Bu analiz, Orta Doğu'daki dengeleri değiştirebilecek kritik bir iddiayı gündeme taşıyor.
Golan Tepeleri Neden Bu Kadar Kritik?
Golan Tepeleri, stratejik konumu ve su kaynakları ile İsrail için vazgeçilmez bir bölge. 1967 Arap-İsrail Savaşı'ndan bu yana işgal altında olan bu alan, 1981'de tek taraflı olarak ilhak edildi. Uluslararası toplum bu ilhakı tanımıyor, ancak ABD'nin 2019'da Golan'ı İsrail'in bir parçası olarak tanıması, bölgedeki gerilimi daha da artırdı. Şimdi ise İsrail'in buradaki askeri varlığını artırarak Suriye iç politikasına müdahale ettiği belirtiliyor. Golan'ın güneyinde İsrail yerleşimleri, kuzeyinde ise Suriye güçleri arasında tampon bölge oluşturulmuş durumda. Bu tampon bölge, son dönemde yaşanan çatışmaların merkezi hâline geldi.
İsrail'in Suriye Stratejisi ve İç Savaş İddiaları
Gazeteci Gaffar Yakınca'ya göre, İsrail'in Suriye'deki amacı doğrudan toprak kazanmak değil; daha ziyade Şam yönetimini zayıflatmak ve ülkeyi yeniden iç çatışmaya sürüklemek. Yakınca, İsrail'in son dönemde Golan'dan gerçekleştirdiği hava saldırılarının İran ve Hizbullah mevzilerini hedef aldığını, ancak asıl hedefin Esad rejimini devirmek olduğunu vurguluyor. "İsrail, Suriye'de bir güvenlik boşluğu yaratmak istiyor. Bu nedenle Golan'dan yapılan müdahaleleri artırarak, Suriye ordusunun güneydeki birliklerini meşgul ediyor. Böylece iç muhalefetin yeniden güçlenmesine zemin hazırlıyor" dedi. İddialara göre, İsrail'in bu stratejisi ABD'nin de dolaylı desteklediği bir planın parçası. Buna göre Suriye'nin parçalanması, bölgede İran etkisini kırmak için ön koşul olarak görülüyor.
Bölgesel Güç Mücadelesi ve Uluslararası Boyut
Suriye'de 2011'de başlayan iç savaş, milyonlarca insanın yerinden edilmesine ve ülkenin harap olmasına neden oldu. Esad rejimi, Rusya ve İran'ın desteğiyle ayakta kalırken, İsrail ise bu ülkelerin Suriye'deki varlığına şiddetle karşı çıkıyor. Golan sınırındaki çatışmalar, zaman zaman Rusya ile İsrail arasında krize bile yol açtı. Ancak Moskova ve Tel Aviv, karşı karşıya gelmemek için gizli bir diyalog yürütüyor. Bu denklem, Golan'ın ikinci bir iç savaşın fitilini ateşleyip ateşlemeyeceği sorusunu akla getiriyor. Uzmanlar, İsrail'in son askeri yığınak ve istihbarat faaliyetlerinin sürpriz bir operasyonun habercisi olabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) Golan'daki birlik sayısını artırması ve bölgeye yeni hava savunma sistemleri konuşlandırması, bu endişeleri güçlendiriyor.
Bütün bu gelişmeler, Orta Doğu'da yeni bir savaşın eşiğinde olunduğunu mu gösteriyor? Uzmanlara göre İsrail'in Suriye'deki hedefi büyük ölçüde İran'ın nüfuzunu kırmak. Ancak Golan'ın kullanılması, durumu daha da tehlikeli bir hâle getirebilir. Zira Suriye'de yeniden başlayacak bir iç savaş, bölgesel göç dalgalarını tetikleyebilir ve radikal grupların yeniden güçlenmesine yol açabilir. Türkiye gibi komşu ülkeler de bu durumdan doğrudan etkilenecektir. Bu nedenle uluslararası toplumun, İsrail'in Golan üzerindeki planlarını yakından izlemesi ve diplomatik girişimlerde bulunması gerekiyor. Aksi takdirde, bölge çok daha büyük bir kaosa sürüklenebilir.