İsrail hükümeti, ABD ile İran arasında müzakereleri süren nükleer anlaşmanın tüm maddelerini içeren metni resmen talep etti ancak Beyaz Saray bu isteği geri çevirdi. İsrailli üst düzey bir yetkilinin iddiasına göre, Tel Aviv yönetimi anlaşmanın kendi güvenlik çıkarlarına zarar verip vermeyeceğini değerlendirebilmek için metnin tamamını istemişti. ABD'den gelen ret yanıtı, iki müttefik arasında gerginliğe yol açtı.
Anlaşma belirsizliği sürüyor
İran'la yürütülen müzakerelerde tarafların büyük ölçüde anlaştığı ancak bazı kritik başlıkların henüz netleşmediği biliniyor. İsrail, anlaşmanın İran'ın uranyum zenginleştirme programına getireceği sınırlamaları yetersiz bulurken, Tahran'ın balistik füze kapasitesine ilişkin hiçbir madde içermemesinden endişeli. Öte yandan ABD, müzakerelerin hassasiyetini gerekçe göstererek metni müttefikiyle bile paylaşmayı reddediyor. Bu durum, İsrail'in anlaşmaya karşı Kongre nezdinde lobi faaliyetlerini yoğunlaştırmasına neden oldu.
Tarihsel arka plan ve bölgesel yansımalar
2015'te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) döneminde de İsrail, anlaşmanın ayrıntılarını ABD'den öğrenmekte zorlanmıştı. Trump yönetiminin 2018'de anlaşmadan çekilmesiyle rahatlayan Tel Aviv, Biden yönetiminin yeniden müzakerelere başlamasıyla alarm durumuna geçti. Uzmanlar, İsrail'in anlaşma metnine erişememesinin, ülkenin İran'a yönelik olası bir askeri operasyon planlamasını da zorlaştırdığını belirtiyor. Bölge ülkeleri ise gelişmeleri endişeyle takip ediyor; Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın nükleer programa devam etmesi halinde kendilerinin de benzer adımlar atabileceği sinyalini veriyor.
Diplomatik kaynaklar, ABD'nin bu tutumunun İsrail'de güven bunalımı yarattığını, ancak iki ülke arasındaki istihbarat paylaşımının devam ettiğini ifade ediyor. İsrail Başbakanı Naftali Bennett, konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmazken, Savunma Bakanı Benny Gantz'ın önümüzdeki hafta Washington'a giderek ABD'li mevkidaşı Lloyd Austin ile görüşmesi bekleniyor. Görüşmede ana gündem maddesinin İran anlaşması olacağı belirtiliyor.
Bu gelişme, ABD'nin müttefiklerine şeffaflık konusunda sorgulanmasına yol açarken, İran'ın nükleer faaliyetlerine yönelik uluslararası baskıyı da zayıflatıyor. İsrail'in elinin zayıfladığı bir ortamda, Tahran yönetimi müzakerelerde daha sert bir tutum alabilir.