ABD ile İran arasında gizlice yürütülen diplomatik müzakerelerin detayları basına sızdı. Anlaşma taslağında, savaşın sona ermesi, karşılıklı saldırmazlık taahhüdü, Lübnan'ın istikrarı ve İran'a ödenecek dev tazminat gibi maddeler yer alıyor. Tarafların uzun süredir üzerinde çalıştığı mutabakat, bölgesel dengeleri yeniden şekillendirebilecek nitelikte.
Savaşın bitişi ve saldırmazlık maddesi
Anlaşmanın en kritik maddelerinden biri, tarafların birbirlerine karşı askeri operasyonları durdurması ve gelecekte de saldırmazlık taahhüdünde bulunması. Bu madde, özellikle son aylarda artan gerginliklerin ardından ateşkesin kalıcı hale getirilmesini hedefliyor. Taslakta, her iki tarafın da kendi müttefiklerini kontrol altına alması ve bölgesel çatışmalara müdahil olmaması öngörülüyor.
Dev tazminat ve ekonomik iş birliği
İran'a ödenecek tazminat miktarının, uluslararası yaptırımların kaldırılması ve dondurulan varlıkların serbest bırakılmasıyla birlikte milyarlarca doları bulması bekleniyor. Anlaşma ayrıca, enerji ve ticaret alanlarında ortak projeleri de içeriyor. ABD'nin, İran'ın nükleer programına ilişkin denetim mekanizmalarını kabul etmesi karşılığında bu tazminat paketini onayladığı belirtiliyor.
Lübnan maddesi ve bölgesel denklem
Anlaşmanın dikkat çeken bir diğer maddesi ise Lübnan'ın istikrarına yönelik. İran'ın, Lübnan'daki vekil güçleri üzerindeki nüfuzunu azaltması ve ülkenin siyasi sürecine müdahale etmemesi öngörülüyor. Buna karşılık ABD'nin, Lübnan'a yönelik ekonomik desteği artırması ve İsrail ile Lübnan arasındaki deniz sınırı anlaşmazlığının çözümüne katkı sağlaması planlanıyor.
Diplomatik sürecin ilerleyişi
Müzakerelerin, Umman ve Katar arabuluculuğunda aylardır sürdüğü bildiriliyor. İki tarafın da anlaşmaya varılması halinde adım atmaya hazır olduğu, ancak özellikle İran'ın nükleer faaliyetleri ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığı konusunda henüz tam mutabakat sağlanamadığı ifade ediliyor. Anlaşmanın imzalanması için önümüzdeki haftalarda üst düzey bir zirve düzenlenebileceği belirtiliyor.
Anlaşmanın sızdırılması, hem Washington'da hem Tahran'da farklı yorumlara neden oldu. Muhafazakar kanatlar, özellikle İran'da anlaşmaya şüpheyle yaklaşırken, ABD'deki bazı çevreler tazminat miktarının yüksekliğini eleştiriyor. Bölgesel aktörler ise anlaşmanın Ortadoğu'da yeni bir barış dalgası başlatabileceğini düşünüyor. Ancak taslağın nihai hale gelmesi ve uygulanabilirliği, tarafların iç siyasi dengelerine bağlı görünüyor. Bu anlaşmanın, İran'ın bölgesel politikalarını dönüştürüp dönüştürmeyeceği ve ABD'nin Ortadoğu'da azalan etkisini nasıl etkileyeceği merak konusu.