İsrail Diaspora İşleri ve Antisemitizmle Mücadele Bakanlığı, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de sürdürülen askeri operasyonları meşrulaştırmak amacıyla Birleşmiş Milletler'i hedef alan yeni bir algı operasyonu başlattı. Bakanlık, BM'nin hazırladığı raporların taraflı olduğunu ve bilgileri çarpıttığını iddia etti. Ancak uluslararası bağımsız kuruluşlar ve BM yetkilileri, bu iddiaları tek tek çürüterek İsrail'in soykırım suçlamalarından kaçma çabasını ortaya koydu.
İsrail'in Suçlamaları ve Çürütülen İddialar
İsrail Bakanlığı, özellikle BM İnsan Hakları Konseyi ve UNRWA hakkında 'Hamas ile iş birliği yapmak' ve 'kasıtlı olarak yanlış bilgi yaymak' gibi suçlamalarda bulundu. Oysa BM, Gazze'deki insani duruma dair verileri sahadaki gözlemciler, tıbbi kaynaklar ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarından topladığını ve her raporun bağımsız denetimlerden geçtiğini açıkladı. Örneğin, BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Gazze'de 7 Ekim'den bu yana 12.000'den fazla çocuğun öldürüldüğünü belgeledi. İsrail'in 'çocukların ölümüne Hamas neden oldu' iddiası ise, hastaneler ve okullar gibi sivil hedeflere yönelik saldırıların uydu görüntüleri ve tanık ifadeleriyle çürütüldü.
Uluslararası Tepkiler ve Bağımsız Değerlendirmeler
İsrail'in BM'yi itibarsızlaştırma girişimlerine karşı uluslararası camiada geniş çaplı bir tepki oluştu. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Servisi, 'BM raporları bağımsız ve güvenilirdir' açıklaması yaparken, 30'dan fazla insan hakları örgütü ortak bir bildiriyle İsrail'in suçlamalarını reddetti. Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı Kerim Han, 'Gazze'de işlenen savaş suçlarına dair delillerin BM raporlarında yer aldığını' belirterek soruşturmanın devam ettiğini duyurdu. İsrail'in bu hamlesi, daha önce Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanı'nda açtığı soykırım davasının gölgesinde gerçekleşiyor.
Uzmanlar, İsrail'in BM'yi hedef almasını 'bir dikkat dağıtma taktiği' olarak yorumluyor. Tel Aviv Üniversitesi'nden Prof. Dr. Yair Wallach, 'İsrail yönetimi, uluslararası toplumdan gelen soykırım suçlamalarını sulandırmak için BM'yi günah keçisi ilan ediyor. Oysa BM raporları, olayların tarafsız bir belgesidir' dedi.
Bağımsız Değerlendirme
İsrail'in BM'ye yönelik asılsız suçlamaları, Gazze'deki insani krizin boyutlarını değiştirmiyor. 7 Ekim'den bu yana 35 bini aşkın insanın hayatını kaybettiği, 80 bin kişinin yaralandığı ve 1,7 milyon insanın yerinden edildiği bir ortamda, BM'nin objektif verilerini reddetmek, gerçeklerden kaçmaktan başka bir anlam taşımıyor. Uluslararası hukukun üstünlüğü ve insan hakları savunucuları, bu tür manipülasyon girişimlerinin boşa çıkarılması için çalışmaya devam ediyor.