İsrail’in önde gelen silah şirketleri, Avrupa Birliği’nin (AB) 150 milyar euroluk Savunma ve Güvenlik için Stratejik Fon (SAFE) programından daha fazla pay alabilmek amacıyla Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) fabrika kurmaya hazırlanıyor. Şirketlerin talebi üzerine İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, geçen hafta Lefkoşa’ya giderek Rum liderle görüştü. Görüşmede, İsrailli savunma sanayii firmalarının adada üretim üssü kurması ve AB fonlarından yararlanması ele alındı.
SAFE Programı ve İsrail’in Hedefi
AB’nin 2021-2027 bütçe döneminde hayata geçirdiği SAFE programı, üye ülkelerin ortak savunma projelerini desteklemeyi amaçlıyor. Program kapsamında 150 milyar euro ayrıldı. Ancak AB mevzuatı, fonlardan yalnızca birlik üyesi ülkelerde yerleşik şirketlerin yararlanmasına izin veriyor. İsrail firmaları, bu kısıtlamayı aşmak için GKRY’de fabrika kurarak AB içinde yerleşik tüzel kişilik statüsü kazanmayı planlıyor. Böylece SAFE ihalelerine doğrudan katılabilecek ve Avrupa pazarına daha kolay erişebilecekler.
İsrail’in en büyük üç savunma şirketi – Elbit Systems, Israel Aerospace Industries (IAI) ve Rafael Advanced Defense Systems – uzun süredir Avrupa’da ortaklıklar kuruyor. Ancak doğrudan AB fonlarından yararlanmak için üye ülke topraklarında üretim tesisi şartı bulunuyor. GKRY, coğrafi yakınlığı, AB üyeliği ve İsrail ile son yıllarda gelişen savunma işbirliği sayesinde bu şirketler için cazip bir seçenek haline geldi.
Herzog’un Lefkoşa Ziyareti ve Rum Yönetimi’nin Tutumu
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, geçen hafta gerçekleştirdiği Lefkoşa ziyaretinde Rum lider Nikos Anastasiadis ile bir araya geldi. Görüşmede ikili ilişkiler, bölgesel güvenlik ve savunma sanayii işbirliği konuları masaya yatırıldı. Herzog’un ziyareti, İsrailli şirketlerin talebi üzerine gerçekleşti. Rum yönetimi, İsrail firmalarının adada fabrika kurmasına sıcak bakıyor. GKRY, bu yatırımların ekonomik canlanma ve istihdam yaratacağını, ayrıca Doğu Akdeniz’de stratejik konumunu güçlendireceğini düşünüyor.
Ancak bazı AB ülkeleri, İsrail’in GKRY üzerinden SAFE fonlarına erişimini ‘avantaj sağlama’ olarak değerlendirebilir. AB Komisyonu’nun bu konuda nasıl bir tutum alacağı belirsizliğini koruyor. Öte yandan, GKRY’nin adada üretim yapacak İsrail şirketlerine vergi muafiyeti ve teşvikler sunabileceği konuşuluyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
İsrail’in GKRY’ye savunma sanayii yatırımı yapması, Doğu Akdeniz’deki güç dengelerini etkileyebilir. Türkiye, GKRY’yi tanımadığı için bu adımla ilgili endişelerini dile getirebilir. Ayrıca, İsrail’in AB fonlarına erişim stratejisi, diğer AB dışı ülkeler için de emsal teşkil edebilir. Uzmanlar, SAFE programının kurallarının yeniden gözden geçirilmesi gerekebileceğini belirtiyor.
Sonuç olarak, İsrailli silah şirketlerinin GKRY’de fabrika kurma planı, hem ekonomik hem de jeopolitik sonuçlar doğuracak. AB’nin bu hamleye vereceği yanıt, programın geleceği açısından belirleyici olacak.