Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu için gittiği New York'ta Golan Tepeleri'ne ilişkin yaptığı açıklamalarla dünya gündemine oturdu. Şara, İsrail'in 1967'den bu yana işgal altında tuttuğu Golan'ın Suriye toprağı olduğunu vurgulayarak, uluslararası toplumu işgale karşı harekete geçmeye çağırdı. Bu sert çıkışın ardından işgalci İsrail, bölgede askeri tatbikat başlatarak yanıt verdi.
Şara'dan BM kürsüsünde Golan mesajı
Ahmed Şara, BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Golan Tepeleri'nin Suriye'nin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, İsrail'in bölgedeki işgalini ve yerleşim politikalarını kınadı. Şara, "Golan, Suriye toprağıdır ve uluslararası hukuka göre işgal altındadır. İsrail'in tek taraflı ilhak kararı hiçbir geçerliliğe sahip değildir" ifadelerini kullandı. Suriye lideri, BM Güvenlik Konseyi'nin 497 sayılı kararını hatırlatarak, bu kararın İsrail'in ilhakını geçersiz kıldığını vurguladı. Şara ayrıca, Golan'daki Suriyeli sivillerin maruz kaldığı insan hakları ihlallerine dikkat çekerek, uluslararası toplumu somut adımlar atmaya davet etti.
İsrail'den askeri tatbikat hamlesi
Şara'nın açıklamalarının dünya medyasında geniş yankı bulmasının ardından İsrail ordusu, Golan Tepeleri'nde geniş çaplı bir askeri tatbikat başlattığını duyurdu. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yapılan yazılı açıklamada, tatbikatın "beklenmedik senaryolara hazırlık" amacıyla düzenlendiği belirtildi. Ancak gözlemciler, tatbikatın zamanlamasının Şara'nın BM çıkışına doğrudan bir yanıt olduğunu değerlendiriyor. Tatbikat kapsamında İsrail zırhlı birliklerinin ve hava unsurlarının Golan'ın işgal altındaki kısmında konuşlandırıldığı görüldü. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise yaptığı kısa açıklamada, "Golan'ın İsrail'in bir parçası olduğunu" yineleyerek, bölgedeki askeri varlıklarını güçlendireceklerini söyledi.
Uluslararası tepkiler ve hukuki durum
Şara'nın açıklamalarına uluslararası toplumdan karışık tepkiler geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Golan'ın statüsünün BM kararları çerçevesinde çözülmesi gerektiğini belirtirken, ABD yönetiminden henüz resmi bir açıklama gelmedi. ABD'nin 2019'da Golan'daki İsrail egemenliğini tanıması, uluslararası hukuk açısından tartışmalı bir adım olarak kayıtlara geçmişti. BM Genel Sekreteri António Guterres ise taraflara itidal çağrısında bulunarak, bölgede tansiyonun düşürülmesi gerektiğini ifade etti. Hukukçular, İsrail'in Golan'daki yerleşim faaliyetlerinin Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğunu ve savaş suçu teşkil edebileceğini belirtiyor. Suriye, BM'ye sunduğu son raporunda, Golan'da 40'tan fazla yasa dışı yerleşim birimi olduğunu ve 25 binden fazla Suriyelinin yerinden edildiğini iddia ediyor.
Golan Tepeleri'nin stratejik önemi
Golan Tepeleri, 1967'deki Altı Gün Savaşı sırasında İsrail tarafından işgal edilmiş, 1981'de tek taraflı olarak ilhak edilmişti. BM Güvenlik Konseyi'nin 497 sayılı kararı, bu ilhakı geçersiz saymış ve uluslararası toplum tarafından tanınmamıştı. Bölge, su kaynakları, tarım arazileri ve stratejik konumu nedeniyle büyük önem taşıyor. İsrail, Golan'ı kendi toprağı olarak görürken, Suriye ve birçok ülke bunu işgal olarak nitelendiriyor. Golan'ın kuzeyinde Lübnan, doğusunda Suriye sınırı bulunuyor. Bölgede yaşayan yaklaşık 20 bin Suriyeli Arap ve 25 bin İsrailli yerleşimci bulunuyor. Son yıllarda İsrail, Golan'daki yerleşimci sayısını artırmaya yönelik adımlar atmış, bu durum Suriye ve uluslararası kamuoyunda tepki çekmişti.
Bölgesel dengeler ve olası sonuçlar
Ahmed Şara'nın BM çıkışı, Suriye'nin iç savaş sonrası yeniden uluslararası arenada aktif bir aktör olma çabasının bir parçası olarak yorumlanıyor. Suriye, 2011'den bu yana süren iç savaş nedeniyle uluslararası alanda yalnızlaşmış, ancak son dönemde Arap Birliği'ne dönüşü ve bazı ülkelerle ilişkilerini normalleştirmesiyle yeniden sahneye çıkmıştı. Şara'nın Golan vurgusu, Suriye'nin toprak bütünlüğü konusundaki kararlılığını gösteriyor. İsrail'in askeri tatbikatı ise bölgede yeni bir tırmanma riskini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, İsrail'in Suriye'deki istikrarsızlıktan faydalandığını ve Golan'daki statükoyu korumak için askeri güç kullanmaktan çekinmeyeceğini belirtiyor. Önümüzdeki günlerde BM Güvenlik Konseyi'nde konunun ele alınması bekleniyor. Suriye'nin, Golan'daki işgali uluslararası platformlarda daha sık gündeme getireceği öngörülüyor.
Sonuç olarak, Golan Tepeleri meselesi, Ortadoğu'daki en karmaşık ve çözümsüz sorunlardan biri olarak varlığını sürdürüyor. İsrail'in işgal ve ilhak politikaları, uluslararası hukuka aykırılığına rağmen destek bulmaya devam ediyor. Suriye'nin BM'deki girişimleri, sembolik önem taşısa da somut bir sonuç yaratması zor görünüyor. Bölgede kalıcı barış için İsrail'in işgali sonlandırması ve Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerekiyor. Ancak mevcut jeopolitik dengeler göz önüne alındığında, bu hedefe kısa vadede ulaşılması pek olası görünmüyor.