İşgal altındaki Doğu Kudüs'ün kuzeyinde yer alan Kalendiya Mülteci Kampı'na iki gün boyunca düzenlenen askeri baskın sona erdi. İsrail ordusu, yoğun çatışmaların yaşandığı operasyonun ardından bölgeden çekildi. Filistin Kızılayı kaynaklarına göre, baskın sırasında 51 Filistinli yaralandı, çok sayıda kişi gözaltına alındı. Olaylar, sabah saatlerinde askeri araçların kampın girişine konuşlanmasıyla başladı ve gece boyunca sürdü.
Baskının Ayrıntıları
Kalendiya Mülteci Kampı, Batı Şeria'daki en yoğun nüfuslu kamplardan biri olarak biliniyor. İsrail güçleri, operasyonun 'arama ve tutuklama' amaçlı olduğunu açıkladı. Ancak görgü tanıkları, askerlerin evleri basarak gençleri gözaltına aldığını ve çatışmaların yaşandığını aktardı. Filistin Sağlık Bakanlığı, yaralılardan bazılarının durumunun kritik olduğunu duyurdu. Operasyonda plastik mermi ve ses bombalarının kullanıldığı belirtildi.
Uluslararası Tepkiler
Olay, Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütlerinden tepki çekti. BM Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü, sivillerin korunması çağrısında bulundu. Avrupa Birliği ise yaptığı yazılı açıklamada, orantısız güç kullanımından endişe duyduğunu ifade etti. Filistin yönetimi, bu tür operasyonların barış sürecini baltaladığını vurguladı.
Bölgedeki Gerilim Artıyor
Kalendiya operasyonu, son haftalarda Batı Şeria'da artan askeri baskıların bir parçası olarak değerlendiriliyor. İsrail güvenlik güçleri, özellikle gece saatlerinde düzenlediği baskınlarla Filistinli militanları hedef aldığını öne sürüyor. Filistinli gruplar ise bu eylemlerin 'toplu cezalandırma' niteliği taşıdığını savunuyor. İki taraf arasındaki gerginlik, geçtiğimiz aylarda Gazze'de yaşanan çatışmaların ardından tırmanışa geçmiş durumda.
Kalendiya Mülteci Kampı, 1948 Arap-İsrail Savaşı'nda evlerini terk etmek zorunda kalan Filistinliler için 1949'da kuruldu. Bugün yaklaşık 10 bin kişiye ev sahipliği yapan kamp, tarihsel olarak direnişin sembolü haline gelmiş durumda. Uzmanlar, bu tür operasyonların yerel halkta derin bir öfke yarattığını ve uzun vadede şiddet sarmalını körüklediğini belirtiyor. Kalendiya'daki son gelişmeler, işgal politikalarının sivil halk üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Taraflar arasında kalıcı bir çözüm bulunmadığı sürece, benzer olayların yaşanması kaçınılmaz görünüyor.