İsrail medyasında yer alan bir habere göre, İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad, İran'daki rejimi devirmek için hazırlanan gizli bir plan kapsamında muhalif Kürt gruplara destek sağladı. Planın adı "İran'ı kendi silahlarıyla vurmak" olarak nitelendirilirken, Mossad'ın Tahran yönetimini zayıflatmak için uzun vadeli bir strateji izlediği iddia ediliyor. Haber, İran'ın nükleer programı ve bölgesel nüfuzuna karşı İsrail'in alternatif yöntemler aradığı bir dönemde gündeme geldi.
Mossad'ın Kürt bağlantısı
İsrail basınında çıkan iddialara göre Mossad, İran'daki Kürt muhalif gruplarla doğrudan temas kurarak onlara finansal ve lojistik destek sağladı. Bu destek, İran hükümetine karşı istikrarsızlık yaratmak ve potansiyel bir halk ayaklanmasını tetiklemek amacıyla tasarlandı. Plan kapsamında, Kürt grupların İran'ın kendine ait silah ve teçhizatını kullanarak rejime karşı eylemler düzenlemesi hedefleniyordu. İsrail bu şekilde, doğrudan askeri müdahale riskini almadan İran'ı zayıflatmayı umuyordu.
İran'ın tepkisi ve bölgesel yansımalar
İran yönetimi, konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmazken, geçmişte benzer iddiaları sert bir dille reddetmişti. Tahran, Kürt bölgelerindeki ayrılıkçı hareketlere dış güçlerin destek verdiğini sık sık dile getiriyor. İddianın ortaya atıldığı dönem, İran ile İsrail arasındaki gerilimin tırmandığı bir sürece denk geliyor. İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine siber saldırılar düzenlediği ve suikastlar gerçekleştirdiği bilinirken, bu kez farklı bir yöntem denediği öne sürülüyor.
Uzmanlar, Mossad'ın bu tür bir planın başarı şansını düşük görüyor. İran'da Kürt nüfusun oranı %7-10 arasında değişirken, ülkenin güvenlik güçlerinin ayrılıkçı hareketlere karşı etkili operasyonlar düzenlediği biliniyor. Ayrıca, İran'ın bölgedeki nüfuzu ve Rusya ile Çin'den aldığı destek, rejim değişikliği girişimlerini zorlaştırıyor.
Geçmişten bugüne İsrail-Kürt ilişkileri
İsrail'in Kürt gruplarla ilişkisi 1960'lara kadar uzanıyor. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile İsrail arasında tarihsel bağlar bulunurken, İran Kürtleri ise daha sınırlı bir temas ağına sahip. İsrail, özellikle İran-Irak savaşı sırasında Irak Kürtlerine destek vermişti. Ancak, İran'daki Kürt gruplarına doğrudan destek iddiası daha hassas bir konu. Zira İran, bu tür girişimleri ulusal güvenliğine yönelik bir tehdit olarak görüyor.
Son yıllarda İran'da yaşanan protesto dalgaları, özellikle Mahsa Amini'nin ölümü sonrası başlayan gösteriler, rejime karşı muhalefetin potansiyelini göstermişti. Ancak bu protestoların Kürt bölgelerinde daha yoğun yaşanması, İsrail'in buraya odaklanmasına neden olmuş olabilir.
Sonuç ve bağımsız değerlendirme
İsrail'in İran'da rejim değişikliği için Kürt muhalif gruplara destek vermesi, Ankara-Tahran-Erbil arasındaki hassas dengeleri de etkileyebilir. Türkiye, PKK'nın Suriye kolu YPG'ye karşı mücadele ederken, İran Kürtleri arasında faaliyet gösteren grupların çoğu PKK'ya yakınlığıyla biliniyor. Bu nedenle, İsrail'in planının bölgesel güvenlik dinamiklerini karmaşıklaştırması muhtemel. Ancak, bu tür iddiaların doğruluğu kanıtlanmadığı sürece spekülatif kalmaya mahkum. Konu, İran-İsrail geriliminde yeni bir cephe açılması ihtimalini akıllara getirse de, sahada somut bir gelişme gözlenmiyor.