Washington'da devam eden İsrail-Lübnan müzakerelerinde dördüncü gün geride kalırken, taraflar arasındaki temel anlaşmazlık noktası İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki pilot bölgelerden çekilme takvimi ve sınırları oldu. ABD'nin arabuluculuk üstlendiği görüşmelerde, İsrail'in Lübnan topraklarındaki varlığının sona erdirilmesi için somut bir yol haritası oluşturulmaya çalışılıyor. Ancak kaynaklar, çekilmenin aşamalı mı yoksa tek seferde mi yapılacağı, geri çekilme sürecinin ne kadar süreceği ve hangi bölgelerin ilk etapta boşaltılacağı konularında iki tarafın da henüz uzlaşmaya varamadığını belirtiyor.
Müzakerelerin arka planı
İsrail-Lübnan arasındaki sınır anlaşmazlıkları onlarca yıldır sürüyor. 2006 yılında yaşanan savaşın ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararıyla ateşkes sağlanmış, ancak İsrail'in Lübnan topraklarındaki bazı stratejik noktalardan tamamen çekilmesi konusu gündeme gelmemişti. Şimdi ise ABD'nin arabuluculuğunda yürütülen müzakereler, bu çekilmeyi resmileştirmeyi hedefliyor. Taraflar arasındaki en kritik maddelerden biri, çekilmenin ardından Lübnan ordusunun kontrolü tamamen devralması ve Hizbullah'ın etkisini sınırlaması. Ancak İsrail, güvenlik endişeleri nedeniyle belirli bölgelerde askeri varlığını sürdürmek istiyor.
Çekilme şartlarında anlaşmazlık
Müzakere masasındaki en büyük pürüz, İsrail'in çekilme takvimi ve hangi bölgelerden çekileceği konusundaki belirsizlik. İsrail, Lübnan'ın güneyindeki bazı stratejik pilot bölgelerde (örneğin, Şeba Çiftlikleri ve çevresindeki yüksek noktalar) asker bulundurmak istiyor. Lübnan ise tüm İsrail askerlerinin derhal ve koşulsuz çekilmesini talep ediyor. ABD'nin önerdiği ara formül, çekilmenin birkaç aşamada gerçekleşmesini ve her aşamada Lübnan ordusunun bölgeyi denetlemesini öngörüyor. Ancak İsrail, Lübnan ordusunun Hizbullah'ı kontrol edemeyeceği gerekçesiyle bu öneriye sıcak bakmıyor.
Tarafların pozisyonları
İsrail heyeti, güvenlik kaygılarını ön planda tutarak, çekilme sonrası oluşabilecek güç boşluğunun Hizbullah'ın lehine kullanılmasından endişe ediyor. Lübnan heyeti ise egemenlik vurgusu yaparak, İsrail'in Lübnan topraklarındaki varlığını işgal olarak nitelendiriyor ve koşulsuz çekilme talep ediyor. ABD arabulucuları, tarafları uzlaştırmak için farklı senaryolar üzerinde çalışıyor ancak henüz somut bir ilerleme kaydedilmiş değil.
Değerlendirme
Müzakerelerin uzaması, bölgedeki tansiyonu düşürmek bir yana, taraflar arasındaki güven eksikliğini daha da belirgin hale getiriyor. İsrail'in güvenlik endişeleri anlaşılabilir olmakla birlikte, Lübnan'ın egemenlik talepleri de uluslararası hukuk açısından meşru. ABD'nin arabuluculuğu, her iki tarafı da tatmin edecek bir orta yol bulunması için kritik önemde. Ancak mevcut görüş ayrılıkları, kısa vadede bir anlaşmanın imzalanmasının zor olduğunu gösteriyor. Bölgede kalıcı bir barışın tesisi için sadece askeri çekilmenin değil, aynı zamanda siyasi ve ekonomik işbirliğinin de geliştirilmesi gerekiyor.