İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde ateşkese rağmen düzenlediği saldırılarda Meys el-Cebel Devlet Hastanesi'nin askerler tarafından ateşe verildiği bildirildi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, hastanenin daha önce İsrail askerleri tarafından askeri amaçlarla kullanıldığını belirterek saldırıya tepki gösterdi. Olay, bölgede sağlık altyapısına yönelik ihlallerin son halkası olarak kaydedildi.
Hastane Ateşe Verildi: Sağlık Hizmetleri Felç Oldu
Lübnan'ın güneyinde bulunan Meys el-Cebel Devlet Hastanesi, İsrail askerlerinin doğrudan müdahalesiyle ateşe verildi. İlk belirlemelere göre hastane binası büyük ölçüde kullanılamaz hale gelirken, bölgedeki sağlık hizmetleri de durma noktasına geldi. Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, hastanenin daha önce İsrail ordusu tarafından üs olarak kullanıldığı, ardından da kasten yakıldığı vurgulandı. Bakanlık, bu eylemin uluslararası hukuka ve savaş kurallarına açık bir ihlal olduğunu belirtti.
Saldırı, İsrail ile Lübnan arasında varılan ateşkes anlaşmasına rağmen gerçekleşti. Ateşkesin yürürlüğe girmesinin üzerinden henüz kısa bir süre geçmişken, İsrail ordusunun güneydeki operasyonlarını sürdürmesi dikkat çekti. Bölge halkı, hastanenin yanmasıyla birlikte hem acil sağlık hizmetlerinden hem de temel ilaç ve tedavi imkânlarından mahrum kaldı. Sağlık çalışanları, hastanın tahliyesi sırasında büyük zorluklar yaşandığını ve bazı yaralıların kurtarılamadığını ifade etti.
Lübnan'dan Tepki: 'Bu Bir İnsanlık Suçudur'
Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırıyı kınayan yazılı bir açıklama yayınladı. Açıklamada, "Meys el-Cebel Devlet Hastanesi, İsrail askerleri tarafından önce askeri amaçlarla kullanılmış, ardından kundaklanmıştır. Bu, sivil altyapıya yönelik sistemli bir saldırıdır ve insanlık suçudur" denildi. Bakanlık, uluslararası kuruluşları ve insan hakları örgütlerini acilen harekete geçmeye çağırdı.
Lübnan hükümeti henüz resmi bir açıklama yapmadı ancak başkent Beyrut'ta konuşan yetkililer, saldırının ateşkesi fiilen ortadan kaldırdığını belirtti. Sağlık Bakanlığı, hastanenin bulunduğu bölgede yaşayan 50 binden fazla kişinin artık en yakın sağlık tesisine saatlerce uzaklıkta olduğunu açıkladı. Bu durum, özellikle kronik hastalar, yaşlılar ve çocuklar için hayati risk oluşturuyor.
Ateşkesin Ardından İhlaller Zinciri
İsrail ve Lübnan arasında 27 Kasım 2024'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşması, her iki tarafın da belirli bölgelerden çekilmesini ve sivil altyapıya saldırılmamasını öngörüyordu. Ancak anlaşmanın ardından İsrail ordusunun güney Lübnan'da hastane, okul ve su istasyonlarına yönelik saldırıları rapor edildi. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL), son haftalarda artan ihlallere dikkat çekerek tarafları itidale çağırmıştı.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi, sağlık tesislerine yönelik saldırıların Cenevre Sözleşmeleri kapsamında savaş suçu teşkil ettiğini hatırlattı. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ise olayla ilgili bağımsız bir soruşturma başlatılması gerektiğini duyurdu. Bölgedeki sağlık yetkilileri, hastanenin yeniden inşasının aylar sürebileceğini ve mevcut koşullarda hizmet verilemeyeceğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Olay, Orta Doğu'da gerilimi yeniden tırmandırdı. Lübnan Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne taşıyacaklarını açıkladı. İsrail tarafından ise henüz resmi bir açıklama gelmedi. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "Sağlık tesislerine yönelik her türlü saldırıyı reddediyoruz, olayı araştırıyoruz" ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği de saldırıyı kınayan bir bildiri yayınladı.
Uzmanlar, hastanenin yakılmasının bölgede güven bunalımını derinleştireceğini ve ateşkesin tamamen çökebileceği uyarısında bulunuyor. Lübnanlı yetkililer, uluslararası toplumun sessiz kalması durumunda benzer saldırıların artacağını savunuyor. Bölgedeki insani kriz, zaten kırılgan olan sağlık sistemini daha da çökertmiş durumda.