İsrail Enerji Bakanı Eli Cohen, İran yönetiminin düşmesi için gereken tohumların eklildiğini belirterek, ABD ile İran arasında bir anlaşmaya varılmamasının Tel Aviv yönetimi için daha iyi olacağını ifade etti. Cohen, bu açıklamayı dün akşam (5 Eylül 2024) düzenlenen bir güvenlik panelinde yaptı. Bakan, İran'daki mevcut hükümetin devrilmesi ve ülkede rejim değişikliğinin yaşanması için İsrail'in uzun süredir sistematik bir çalışma yürüttüğünü savundu.
İran Yönetimi İçin 'Tohum' Metaforu
Eli Cohen, konuşmasında İran'ın iç dinamiklerine vurgu yaparak, "Biz İran'da yönetimin düşmesi için tohumları ektik. Bu tohumların filizlenmesi zaman alabilir ancak sonuç kaçınılmazdır" dedi. Bakan, İran'da halkın rejime karşı artan hoşnutsuzluğunun bu süreci hızlandıracağını öne sürdü. Ayrıca Cohen, nükleer müzakereler ve bölgesel gerilimler konusunda da değerlendirmelerde bulundu.
ABD-İran Anlaşmasına Karşı Duruş
İsrail Enerji Bakanı, ABD'nin İran ile yeniden bir nükleer anlaşma imzalama ihtimaline karşı net bir tutum sergiledi. "ABD ile İran arasında bir anlaşma yapılmaması bizim için daha iyi olur. Çünkü böyle bir anlaşma, İran'ın bölgedeki saldırganlığını artıracak ve nükleer programını meşrulaştıracaktır" ifadelerini kullandı. Cohen, İran'ın nükleer silah elde etmesine asla izin vermeyeceklerini yineledi.
İsrail'in Uzun Soluklu Stratejisi
Cohen'in bu açıklamaları, İsrail'in İran'a yönelik politikasında bir değişiklik olmadığını gösteriyor. İsrail yönetimi, yıllardır İran'ın nükleer programını durdurmak ve bölgedeki milis güçlerini zayıflatmak için gizli operasyonlar yürütüyor. Son dönemde İran'da yaşanan protestolar ve ekonomik sıkıntılar, bu stratejinin bir parçası olarak yorumlanıyor. İsrail'in İran içindeki muhalif gruplarla ve Kürt ayrılıkçılarla temasa geçtiği de biliniyor.
Bölgesel Dengeler ve Uluslararası Tepkiler
İsrail'den gelen bu açıklamalar, bölgede tansiyonu yükseltebilecek nitelikte. İran daha önce İsrail'in bu tür söylemlerine sert tepki göstermiş ve misilleme tehdidinde bulunmuştu. Uluslararası toplum ise tarafları itidale çağırıyor. Analistler, İsrail'in bu tür açıklamalarının, ABD ile İran arasında yürütülen dolaylı müzakereleri sabote etmeye yönelik olabileceği görüşünde. Öte yandan, Cohen'in 'tohum' ifadesi, İsrail'in rejim değişikliği arzusunu açıkça ortaya koyması bakımından dikkat çekiyor.
Sonuç: Gerilim Kaçınılmaz mı?
İsrail'in bu açık söylemli yaklaşımı, Orta Doğu'daki mevcut dengeleri daha da kırılgan hale getirebilir. İran'ın zayıflaması, bölgedeki diğer aktörlerin de pozisyonlarını gözden geçirmesine neden olabilir. İsrail, ABD'nin İran ile müzakere masasına oturmasını istemiyor gibi görünüyor. Bu durum, Washington'ın dış politika öncelikleriyle çakışabilir. Önümüzdeki dönemde, hem İran'ın nükleer dosyası hem de bölgesel güvenlik konularında İsrail'in oynayacağı rol, uluslararası toplumun gündemini meşgul etmeye devam edecektir.