İktidarın 2018 Seçim Beyannamesi'nde 2021'de tamamlanacağı vaat edilen Bayburt-Gümüşhane Havalimanı, aradan geçen 5 yıla rağmen hâlâ bitirilemedi. Projenin fiziki gerçekleşme oranı Temmuz 2026 itibarıyla yalnızca yüzde 25,4'te kalırken, 2018'de 300 milyon TL olarak açıklanan maliyet, bugün itibarıyla 9 milyar 442 milyon TL'ye yükseldi. Bu durum, hem bölge halkının hem de muhalefetin tepkisini çekiyor.
Proje Neden Bu Kadar Gecikti?
Bayburt ve Gümüşhane illerini kapsayan ve iki şehre de hizmet vermesi planlanan havalimanının yapımı, ilk olarak 2017 yılında ihale edilmişti. Ancak proje, öngörülen takvimin çok gerisinde ilerliyor. Uzmanlar, gecikmenin nedenleri arasında zemin etütlerinin yetersizliği, müteahhit firma değişiklikleri, ödenek aktarımlarındaki aksaklıklar ve pandemi sürecinin etkilerini sıralıyor. Özellikle bölgenin dağlık ve engebeli coğrafyası, inşaat çalışmalarını zorlaştıran en önemli faktörlerden biri olarak gösteriliyor.
Havalimanının tamamlanabilmesi için büyük miktarda toprak dolgu ve kazı çalışması yapılması gerekiyor. Ancak kazılan alanlarda heyelan riski bulunması, çalışmaların defalarca durdurulmasına yol açtı. Bu da proje maliyetinin her geçen gün artmasına neden oldu. Yetkililer, havalimanının en geç 2028 yılında tamamlanacağını öngörüyor ancak bu tarih bile şimdiden belirsizlik taşıyor.
Maliyet Neden Bu Kadar Arttı?
Projenin başlangıç maliyeti olan 300 milyon TL, bugünkü değerle 9,4 milyar TL'ye ulaşmış durumda. Bu artışın en önemli sebepleri arasında inşaat malzemeleri ve işçilik maliyetlerindeki yüksek enflasyon, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve projenin süresinin uzaması nedeniyle oluşan ek maliyetler yer alıyor. Ayrıca, zemin iyileştirme çalışmaları ve altyapı harcamaları da öngörülenden çok daha yüksek bütçelere mal oluyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı yetkilileri, projenin finansmanında herhangi bir sıkıntı olmadığını, ancak sürecin titizlikle yürütüldüğünü savunuyor. Öte yandan, muhalefet partileri, bu tür projelerin yandaş firmalara ihale edilmesinin maliyetleri şişirdiğini ve kamu kaynaklarının israf edildiğini iddia ediyor. Gelecek seçim dönemlerinde yeniden gündeme gelmesi beklenen bu konu, siyasi tartışmaların da odağında yer alıyor.
Bölge Halkı Ne Düşünüyor?
Bayburt ve Gümüşhane halkı, havalimanının bir an önce tamamlanmasını bekliyor. Bölge ekonomisi büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayanıyor; ancak turizm ve yatırım açısından ciddi bir potansiyele sahip. Gümüşhane'deki Kadıköy ve Santa Harabeleri, Bayburt'taki Kenan Yavuz Etnografya Müzesi gibi turistik noktalar, havalimanının açılmasıyla daha fazla ziyaretçi çekmesi bekleniyor. Yöre halkı, havalimanının bölgeye canlılık getireceğine inanıyor ancak bu kadar uzun süren bir belirsizlikten dolayı hayal kırıklığı yaşıyor.
Bölgedeki esnaf, havalimanının tamamlanmaması nedeniyle iş hacminin beklenenin çok altında kaldığını belirtiyor. Özellikle inşaat sektöründe çalışanlar, projenin durma noktasına gelmesiyle işsiz kaldıklarını dile getiriyor. Bu durum, bölgede işsizlik oranlarının daha da artmasına neden oluyor.
Gelecek İçin Ne Bekleniyor?
Yetkililer, projenin önümüzdeki dönemde hızlandırılacağına dair sözler veriyor ancak somut adımlar henüz atılmış değil. Yatırım programında hâlâ yer alan havalimanı için 2027 yılı sonuna kadar tamamlanma hedefi konulmuş durumda. Ancak bu hedefin gerçekçi olup olmadığı, önümüzdeki aylarda yaşanacak gelişmelerle daha net görülecek.
Birçok uzman, bu tür büyük altyapı projelerinin zamanında ve öngörülen bütçeyle tamamlanabilmesi için proje yönetim süreçlerinin daha şeffaf ve etkili hale getirilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Ayrıca, bölgesel kalkınma açısından havalimanının stratejik önemi büyük; ancak bu kadar uzun süren bir inşaat süreci, yatırımcıların güvenini de zedeliyor.
Türkiye'nin doğusunda yapılan bu tür yatırımların, bölge halkının yaşam standartlarını yükseltmesi ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlaması beklenirken, bu projenin akıbeti, hükümetin kalkınma vaatlerinin ne ölçüde hayata geçirilebildiği konusunda önemli bir test niteliği taşıyor. Zamanında tamamlanmış bir havalimanı, bölge için büyük bir kazanım olacaktır; aksi takdirde bu durum, hükümete duyulan güveni daha da sarsabilir.