İsrail'in eski Savunma Bakanı Yoav Gallant, Eylül 2024'te Lübnan'da Hizbullah mensuplarının kullandığı çağrı cihazlarının patlatıldığı Mossad operasyonuna ilişkin daha önce sansürlenen ayrıntıları kamuoyuyla paylaştı. Gallant, operasyondan haftalar önce cihazlardan şüphelenildiğinin fark edildiğini ve planın ya hızla hayata geçirilmesi ya da tamamen iptal edilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamalar, İsrail'in Lübnan'a yönelik istihbarat operasyonlarının perde arkasına ışık tutuyor.
Operasyonun zamanlaması ve karar süreci
Gallant, İsrail'in önde gelen gazetecilerinden alıntılanan açıklamasında, Hizbullah'ın çağrı cihazlarına yönelik operasyonun planlanmasında kritik bir eşiğin aşıldığını vurguladı. Operasyonun detayları aylar öncesinden hazırlanmış olsa da, Hizbullah'ın cihazlarda bir güvenlik açığı olduğunu fark etmesi üzerine İsrail hızlı bir karar almak zorunda kaldı. Gallant, "Ya harekete geçecektik ya da deşifre olacaktık" diyerek stratejik bir ikilemi dile getirdi. Bu ifade, saldırının aslında planlanandan daha erken bir tarihte icra edildiğini gösteriyor.
Eylül 2024'te Lübnan genelinde eş zamanlı olarak patlatılan çağrı cihazları, Hizbullah'ın iletişim ağını felç etti ve çok sayıda militanın yanı sıra sivillerin de yaralanmasına veya hayatını kaybetmesine yol açtı. İsrail yönetimi operasyonu resmi olarak üstlenmedi, ancak uluslararası kamuoyunda saldırının arkasında Mossad'ın olduğu yaygın olarak kabul edildi.
Hizbullah'ın tespiti ve İsrail'in hızlı yanıtı
Gallant'ın açıklamalarına göre, Hizbullah operasyondan haftalar önce kullandığı cihazlarda olağan dışı bir durum olduğunu sezdi. İsrail istihbaratı, Hizbullah'ın cihazları incelemeye başladığını ve şüphesinin arttığını tespit etti. Bunun üzerine İsrail, planın tamamen iptal edilmesi yerine derhal uygulanmasına karar verdi. Bu karar, operasyonun başarısını garanti altına almak için kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Eski bakan, operasyonun sadece askeri bir hamle olmadığını, aynı zamanda psikolojik bir savaş aracı olarak da kullanıldığını ima etti. Çağrı cihazlarının patlatılması, Hizbullah içinde panik yaratarak örgütün iletişim kabiliyetini uzun süre sekteye uğrattı. İsrail, bu tür operasyonlarla Hizbullah'ın operasyonel kapasitesini zayıflatmayı hedefliyor.
Uluslararası tepkiler ve hukuki boyut
Operasyon, uluslararası hukuk açısından tartışmalara yol açtı. Sivil kayıplara neden olması nedeniyle bazı ülkeler ve insan hakları örgütleri saldırıyı kınadı. Ancak İsrail, operasyonun Hizbullah'ın askeri hedeflerine yönelik olduğunu savundu. Gallant'ın açıklamaları, İsrail'in bu tür operasyonlarda sivil kayıpları göze aldığını gösteriyor.
Lübnan hükümeti, saldırıyı "savaş suçu" olarak nitelendirdi ve uluslararası toplumu İsrail'e karşı harekete geçmeye çağırdı. Birleşmiş Milletler ise konuyla ilgili bağımsız bir soruşturma başlatılması yönünde çağrıda bulundu.
İsrail iç siyasetinde yankıları
Gallant'ın açıklamaları, İsrail iç siyasetinde de yankı uyandırdı. Muhalefet partileri, operasyonun zamanlamasının siyasi bir hamle olup olmadığını sorgularken, iktidardaki Likud partisi operasyonun tamamen güvenlik odaklı olduğunu savundu. Gallant, görevden alınmadan önce yaptığı bu açıklamalarla İsrail'in istihbarat başarısını vurgulamayı amaçladı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise operasyonla ilgili doğrudan bir açıklama yapmadı. Ancak İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, bölgede gerilimi artırmaya devam ediyor. Hizbullah, saldırının intikamını alacağını defalarca kez dile getirdi.
Bölgesel ve küresel etkiler
Çağrı cihazı operasyonu, Orta Doğu'daki güç dengelerini de etkiledi. İsrail, Hizbullah'a karşı istihbarat üstünlüğünü göstererek caydırıcılığını pekiştirdi. Ancak bu tür operasyonlar, bölgede yeni bir çatışma dalgasını tetikleyebilir. Lübnan, zaten ekonomik ve siyasi krizlerle boğuşurken, bir yandan da İsrail'in saldırılarına maruz kalıyor.
Uluslararası kamuoyu, İsrail'in bu tür operasyonlarını "devlet destekli terörizm" olarak nitelendiren seslerle birlikte, istihbarat savaşlarının geldiği noktayı tartışıyor. Teknolojinin istihbarat operasyonlarında kullanımı, hem fırsatlar hem de etik sorunlar yaratıyor.
Gallant'ın açıklamaları, İsrail'in Hizbullah'a yönelik operasyonlarının perde arkasını aydınlatırken, aynı zamanda gelecekteki benzer operasyonların nasıl şekillenebileceğine dair ipuçları veriyor. İsrail, istihbarat kabiliyetini kullanarak düşmanlarını zayıflatmaya devam edecek gibi görünüyor. Ancak bu tür saldırıların sivil kayıplara yol açması, uluslararası alanda İsrail'e yönelik eleştirileri artırıyor. Bölgede kalıcı bir barış için öncelikle tarafların karşılıklı güven tesis etmesi ve diyalog kanallarını açması gerekiyor. Aksi halde şiddet sarmalı daha da derinleşebilir.