İşgalci İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria'nın Ramallah kenti kuzeyindeki Birzeit beldesinde Filistinlilere ait iki binayı, "ruhsatsız oldukları" gerekçesiyle sabah saatlerinde kontrollü bir şekilde yıktı. Görgü tanıklarının ifadesine göre, çok sayıda askeri araç ve iş makinesiyle beldeye gelen İsrail güçleri, çevre güvenliğini aldıktan sonra belirlenen yapıları enkaz haline getirdi. Olayda can kaybı yaşanmazken, binaların boşaltıldığı ve ailelerin eşyalarını dışarı çıkardığı öğrenildi. Filistinli yetkililer, yıkımın uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek tepki gösterdi.
Yıkımın Detayları
Yıkılan binaların Birzeit Üniversitesi yakınlarında bulunan yerleşim alanında olduğu ve birbirine bitişik iki katlı yapılardan oluştuğu bildirildi. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, binaların 1967 öncesi İsrail işgalindeki bölgede kalan ve "İsrail idari bölgesi" olarak kabul edilen alanda inşa edildiği, izinlerinin olmadığı için yıkıldığı savunuldu. Bölge sakinleri ise uzun süredir yıkım tehdidi altında yaşadıklarını, bazı ailelerin mahkeme kararıyla bile zorla tahliye edildiğini ifade etti. Yıkım sırasında akrep ve yılan gibi tehlikeli hayvanların ortaya çıkmasıyla çevrede panik yaşandı, ancak yetkililer herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığını aktardı.
Filistin Yönetimi'nden Tepki
Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail'in bu tür yıkımlarla Filistin halkının yerinden edilmesini ve iki devletli çözümü baltalamayı hedeflediğini belirtti. Ebu Rudeyne, "Bu yıkımlar, uluslararası hukukun açık ihlalidir ve sorumluların cezalandırılması için uluslararası topluma çağrıda bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. Birzeit Belediye Başkanı ise yıkılan binaların bazılarının oturum amaçlı değil, tarım ve depolama için kullanıldığını, İsrail'in "görünürlük" yaratmak amacıyla bu tür operasyonları sıklaştırdığını söyledi. Filistin resmi ajansı WAFA'ya göre, İsrail güçleri bu yıl içinde Batı Şeria'da yüzlerce yapıyı yıkarak yaklaşık bin Filistinliyi evsiz bıraktı.
Uluslararası Tepkiler ve Bağlam
Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, 1967'den bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te on binlerce Filistinli yapısı, İsrail tarafından çeşitli gerekçelerle yıkıldı. Bu yıkımların büyük çoğunluğu, İsrail'in "C Bölgesi" olarak adlandırdığı ve askeri kontrolünün olduğu bölgelerde gerçekleşiyor. Oslo Anlaşmaları'na göre C Bölgesi, Filistin topraklarının yaklaşık %60'ını oluşturuyor ve burada inşaat yapmak için İsrail'den izin almak neredeyse imkansız. Birleşmiş Milletler, bu izin sürecini "ayrımcı" olarak nitelendiriyor ve yıkımların Filistinlilerin geçim kaynaklarını yok ettiğini vurguluyor.
Avrupa Birliği daha önce yaptığı açıklamalarda, İsrail'i uluslararası hukuka uymaya çağırmış, ABD ise bazı yıkım olaylarını "endişe verici" olarak değerlendirmişti. Ancak İsrail, güvenlik gerekçeleri ve imar planlarını öne sürerek eleştirilere yanıt veriyor. Bu son yıkım, İsrail'in aşırı sağcı hükümetinin koalisyon ortaklarının Filistin topraklarında yerleşimleri genişletme politikalarını yoğunlaştırdığı bir dönemde gerçekleşiyor.
Yıkımın yaşandığı Birzeit beldesi, aynı zamanda Filistin direnişinin simge isimlerinden olan ve İsrail hapishanelerinde tutulan Ahmed Saadat gibi kişilerin doğduğu yer olmasıyla da biliniyor. Bölgede artan yıkım faaliyetleri, Filistinliler arasında öfkeye yol açarken, yerel halk gelecek tehditlere karşı direniş hazırlıkları yapıyor. Filistinli yetkililer, bu tür eylemlerin barış sürecini tamamen sona erdirebileceği uyarısında bulunuyor.
Sonuç olarak, İsrail'in bu yıkım kararı, sadece iki ailenin değil, tüm Filistin toplumunun geleceğine yönelik bir tehdit oluşturuyor. Uluslararası toplumun bu konudaki sessizliği, işgal altındaki topraklarda hukukun üstünlüğünün giderek zayıfladığını gösteriyor. Bu tabloda, kalıcı bir çözümün ancak taraflar arasında eşitlik ilkesine dayanan müzakere süreciyle mümkün olabileceği açık.