Birleşmiş Milletler (BM), İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik kritik malzeme girişini kısıtlaması ve uluslararası fon yetersizliği nedeniyle bölgedeki su ve sanitasyon hizmetlerinin ciddi şekilde aksadığını duyurdu. BM yetkililerine göre, yaklaşık yarım milyon kişinin içme suyunda azalma yaşanırken, her dört aileden üçü tankerlerle taşınan suya bağımlı hale geldi. Gazze'de insani kriz derinleşirken, temiz suya erişim giderek imkansızlaşıyor.
Su ve sanitasyon altyapısı çökme noktasında
BM'nin son raporuna göre, Gazze'de su ve sanitasyon sistemleri İsrail'in uyguladığı abluka ve malzeme kısıtlamaları nedeniyle neredeyse tamamen devre dışı kaldı. Elektrik kesintileri, yakıt yokluğu ve yedek parça temin edilememesi, su pompalarının ve arıtma tesislerinin çalışmasını engelliyor. Bu durum, halkın büyük bölümünün güvenli içme suyuna erişimini ortadan kaldırdı.
Rapora göre, Gazze'nin kuzeyinden güneyine kadar su şebekesi büyük ölçüde hasar görmüş durumda. Özellikle Gazze Şehri ve çevresinde, içme suyu kaynakları ya tükenmiş ya da kirlenmiş durumda. Halk, kuyu suları veya tankerlerle getirilen suyu kullanmak zorunda kalıyor; ancak bu suyun da kalitesi ve miktarı yetersiz.
Yarım milyon kişi içme suyundan yoksun
BM verilerine göre, yaklaşık 500 bin kişi içme suyunda ciddi azalma yaşıyor. Bu kişiler günlük ihtiyaçlarını karşılamak için ortalama 3 litreden daha az suya erişebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün acil durumlar için önerdiği günlük minimum su miktarı kişi başına 15 litre iken, Gazze'de bu rakamın çok altında kalınıyor.
Ayrıca, her dört aileden üçü tankerlerle taşınan suya bağımlı hale gelmiş durumda. Bu tankerlerin de yakıt sıkıntısı nedeniyle seferleri aksıyor ve su dağıtımı düzensizleşiyor. Özellikle yerinden edilmiş ailelerin yoğun olduğu bölgelerde, su kuyrukları ve izdiham yaşanıyor.
BM yetkilileri, su kıtlığının salgın hastalık riskini artırdığına dikkat çekiyor. Temiz suya erişimin olmaması, kolera, tifo ve ishal gibi su kaynaklı hastalıkların yayılmasına zemin hazırlıyor. Sağlık sisteminin de çöktüğü Gazze'de, bu tür salgınlarla mücadele etmek neredeyse imkansız.
İsrail kısıtlamaları ve fon yetersizliği
İsrail, Gazze'ye su arıtma malzemeleri, borular, pompalar ve jeneratörler gibi kritik malzemelerin girişine izin vermiyor. İsrail makamları, bu malzemelerin "çift kullanımlı" olduğunu ve Hamas tarafından askeri amaçlarla kullanılabileceğini öne sürüyor. Ancak BM ve insan hakları örgütleri, bu kısıtlamaların sivillerin temel ihtiyaçlarını karşılamasını engellediğini vurguluyor.
Öte yandan, uluslararası toplumun Gazze'deki su ve sanitasyon projelerine yeterli fon sağlamaması da krizi derinleştiriyor. BM, acil ihtiyaçlar için gereken bütçenin sadece küçük bir kısmının karşılandığını belirtiyor. Fon yetersizliği nedeniyle yakıt alınamıyor, su tankerleri kiralanamıyor ve acil onarımlar yapılamıyor.
İnsani durum her geçen gün kötüleşiyor
Gazze'de 2 milyondan fazla insan, uzun süredir devam eden abluka ve son çatışmalar nedeniyle zaten zor koşullarda yaşıyor. Su krizi, bu insani felaketi daha da derinleştiriyor. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalar, su yoksunluğundan en çok etkilenen gruplar arasında.
Uluslararası yardım kuruluşları, Gazze'ye insani koridorların açılması ve su malzemelerinin kesintisiz girişine izin verilmesi çağrısında bulunuyor. BM Genel Sekreteri, defalarca ateşkes çağrısı yaparak, su ve sanitasyon hizmetlerinin yeniden tesis edilmesi gerektiğini belirtti.
Ancak şu ana kadar İsrail'in kısıtlamalarında bir gevşeme olmadı. Gazze'deki su krizi, sadece bir insani mesele değil, aynı zamanda uluslararası hukukun ve savaş kurallarının ihlali anlamına geliyor. Sivillerin temel hizmetlere erişiminin engellenmesi, Cenevre Sözleşmeleri'ne göre yasak.
Sonuç olarak, Gazze'de su ve sanitasyon krizi, İsrail'in ablukası ve uluslararası fon yetersizliği nedeniyle her geçen gün daha da kötüleşiyor. Yarım milyon insan içme suyundan yoksun, her dört aileden üçü tankerlere muhtaç. Uluslararası toplumun acil müdahalesi olmadan, bu kriz daha da büyüyecek ve kitlesel sağlık sorunlarına yol açacak. Gazze'de su, artık bir lüks haline gelmiş durumda.