İşgalci İsrail ordusunun Gazze kentinin batısında bulunan bir sivil yerleşim apartmanına düzenlediği hava saldırısında, uykularında hedef alınan Filistinli Hristiyan Maysa Davud ve kızı Mary hayatını kaybetti. Saldırı, bölgede yaşayan Hristiyan azınlığa yönelik son trajedi olarak kayıtlara geçti. Görgü tanıkları, bombaların gece geç saatlerde, ailenin uyuduğu sırada apartmanı vurduğunu belirtti.
Saldırının ayrıntıları
Gazze'deki yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre, saldırı bu sabaha karşı gerçekleşti. İsrail savaş uçakları, Gazze kentinin batı mahallelerinden birinde yer alan dört katlı bir apartmanı hedef aldı. Apartmanda sivillerin yaşadığı ve herhangi bir askeri unsur bulunmadığı ifade edildi. Saldırı sonucu bina büyük hasar görürken, enkaz altında kalan Maysa Davud ve kızı Mary'nin cansız bedenlerine ulaşıldı. Ailenin diğer fertlerinin durumu hakkında henüz net bir bilgi yok.
Olay yerine ilk müdahale eden ekipler, annenin kızını korumaya çalıştığını ancak her ikisinin de olay anında hayatını kaybettiğini aktardı. Saldırıda yaralanan diğer sivil vatandaşlar ise çevredeki hastanelere kaldırıldı. Gazze'deki sağlık yetkilileri, son 24 saat içinde artan saldırılarda çok sayıda sivilin yaşamını yitirdiğini duyurdu.
Cenaze töreni ve toplumsal tepki
Anne ve kızı için Gazze'deki tarihi Rum Ortodoks Kilisesi'nde cenaze töreni düzenlendi. Törene, Gazze'de yaşayan Hristiyan cemaatin yanı sıra çok sayıda Müslüman Filistinli de katıldı. Kilisede yapılan ayinin ardından, cenazeler kentteki Hristiyan mezarlığında toprağa verildi. Katılımcılar, saldırıyı kınayan sloganlar attı ve Filistin bayrakları taşıdı.
Gazze'deki Hristiyan toplumu, nüfusun küçük bir bölümünü oluşturuyor. Yüzyıllardır bölgede yaşayan bu cemaat, son yıllarda artan çatışmalar nedeniyle ciddi baskı altında. Rum Ortodoks Kilisesi yetkilileri, son saldırıda hayatını kaybedenlerin sadece iki kişi olmadığını, aynı zamanda bölgedeki çokkültürlü dokunun da zarar gördüğünü vurguladı. Kilise, daha önce de çatışmalarda hasar görmüş ve sığınak olarak kullanılan bir mekân olarak biliniyor.
Uluslararası hukuk ve sivil kayıplar
Uluslararası hukuk kuruluşları, sivil yerleşim yerlerine yönelik saldırıların savaş suçu teşkil edebileceğini belirtiyor. Ancak İsrail, saldırıların Hamas'ı hedef aldığını ve sivil kayıpları önlemek için önlemler aldığını savunuyor. Bağımsız gözlemciler ise Gazze'deki sivil altyapının büyük ölçüde yıkıldığını ve hastanelerin, okulların, ibadethanelerin de zarar gördüğünü raporluyor. Birleşmiş Milletler, bölgede insani yardımın acil olarak artırılması çağrısında bulundu.
Filistin Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı kınayan bir açıklama yaparak, uluslararası toplumu İsrail'e karşı somut adımlar atmaya davet etti. Açıklamada, "Hristiyan ailelerin uykularında katledilmesi, işgalin ulaştığı vahşetin boyutunu göstermektedir" denildi. Avrupa'daki bazı kilise liderleri de taziye mesajı yayımlayarak, Gazze'deki Hristiyan toplumunun korunması gerektiğini ifade etti.
Bölgedeki Hristiyan varlığı ve geleceği
Gazze Şeridi'nde yaşayan Hristiyan nüfus, 2000'li yılların başında 3 bin civarındayken, son çatışmalar ve göç nedeniyle bu sayı binin altına düştü. Çoğunluğu Rum Ortodoks olan cemaat, tarihi kiliseleri ve okullarıyla bölgenin kültürel mirasının önemli bir parçası. Ancak her yeni saldırı, bu toplumun geleceğini daha da belirsiz hale getiriyor. Maysa Davud ve kızı Mary'nin ölümü, Gazze'de kalan Hristiyanların karşı karşıya olduğu riskleri bir kez daha gözler önüne serdi.
Son saldırı, uluslararası toplumun Filistin-İsrail çatışmasına yönelik tutumunu da yeniden gündeme getirdi. Bazı ülkeler ateşkes çağrılarını yinelerken, bazıları İsrail'e destek vermeyi sürdürüyor. Gazze'de yaşayan siviller için ise her geçen gün daha fazla can kaybı ve yıkım anlamına geliyor. Anne ve kızının cenaze töreninde yaşanan acı, bölgede barışın ne kadar uzak olduğunu bir kez daha gösterdi.