İsrail, Gazze Şeridi'ne ticari mal girişini kontrol etmek amacıyla kurduğu 'koordinasyon sistemi' aracılığıyla bölgede bir haraç düzeni oluşturdu. Sistemi işletmek üzere görevlendirilen 13 kişi, Gazze'ye mal getirmek isteyen yüzlerce tacirden komisyon topluyor. Toplanan bu haraçtan İsrail askerlerinin de pay aldığı belirtiliyor. Gazze Ticaret ve Sanayi Odası'nın verilerine göre, uygulama ticari hayatı felç etmiş durumda.
Haraç sistemi nasıl işliyor?
İsrail'in Gazze'ye yönelik ticari mal girişini 'koordinasyon' adı altında denetlemesi, sahadaki uygulamada keyfi bir vergilendirme mekanizmasına dönüşmüş durumda. Edinilen bilgilere göre, sistemi yürütmekle görevlendirilen 13 kişi, her mal sevkiyatı için tacirlerden belirli bir komisyon talep ediyor. Bu komisyonu ödemeyen tacirlerin malları Gazze'ye sokulmuyor. Söz konusu kişiler, topladıkları haracın bir kısmını da İsrail askerlerine aktarıyor.
Gazze Ticaret ve Sanayi Odası, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, tacirlerin sisteme kaydolmak ve mal getirebilmek için yüklü miktarlarda ödeme yapmak zorunda kaldığını vurguladı. Oda yetkilileri, bu durumun serbest ticareti ortadan kaldırdığını ve halkın temel ihtiyaç maddelerine erişimini zorlaştırdığını ifade etti. Tacirler ise isimlerinin açıklanmasını istemeyerek, komisyon ödemedikleri takdirde mallarının sınırda bekletildiğini veya el konulduğunu belirtiyor.
Tacirler üzerindeki baskı artıyor
Gazze'de faaliyet gösteren iş insanları, İsrail'in uyguladığı sistemin ekonomik hayatı tamamen kontrol altına aldığını dile getiriyor. Bir tacir, "Mal getirmek için önce sisteme kayıtlı aracılara başvuruyoruz. Onlar belirledikleri komisyonu peşin istiyor. Ödemezsek malımız gümrükte kalıyor. Bu bir haraçtır" dedi. Tacirler, komisyon oranlarının keyfi olarak belirlendiğini ve zaman zaman arttığını da sözlerine ekledi. Gazze Ticaret ve Sanayi Odası'nın raporlarına göre, sisteme dahil olan tacir sayısı her geçen gün artarken, küçük esnaf bu yükü taşıyamadığı için kepenk kapatmak zorunda kalıyor.
Uygulamanın, Gazze'ye giren temel gıda, ilaç ve inşaat malzemeleri gibi kalemlerde fiyat artışlarına yol açtığı belirtiliyor. Tüketici fiyatlarındaki yükseliş, zaten ağır insani koşullar altında yaşayan Gazze halkının alım gücünü daha da düşürmüş durumda.
İsrail ordusunun rolü ve uluslararası tepkiler
Toplanan haracın bir kısmının İsrail askerlerine aktarıldığı iddiası, sistemin sadece ticari bir düzenleme olmadığını, aynı zamanda askeri bir gelir kaynağı haline geldiğini gösteriyor. İsrailli yetkililer konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmaktan kaçınırken, askeri kaynaklar uygulamanın 'güvenlik koordinasyonu' kapsamında yürütüldüğünü savunuyor. Ancak sahada edinilen bilgiler, bu koordinasyonun pratikte bir haraç toplama mekanizmasına dönüştüğünü ortaya koyuyor.
Uluslararası hukuk uzmanları, işgal altındaki bir bölgede bu tür bir komisyon sisteminin kurulmasının Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğunu değerlendiriyor. Uzmanlara göre, işgalci gücün sivil halkın ticari faaliyetlerinden keyfi olarak pay alması, savaş suçu kapsamında soruşturulması gereken bir uygulama. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, Gazze'deki ekonomik hayatın bu şekilde kontrol edilmesinin bölgedeki insani krizi derinleştirdiği uyarısında bulunuyor.
Gazze ekonomisi üzerindeki etkiler
Gazze Ticaret ve Sanayi Odası'nın açıklamalarına göre, haraç sistemi nedeniyle mal girişi azalmış, piyasada ciddi bir arz sıkıntısı baş göstermiş durumda. Özellikle inşaat malzemeleri, elektronik ürünler ve bazı gıda maddeleri temin edilemiyor. Tacirler, İsrail'in uyguladığı kısıtlamaların yanı sıra bu komisyon yükünün ticari faaliyeti sürdürülemez hale getirdiğini belirtiyor. Bazı iş insanları, mallarını Mısır üzerinden sokmayı denese de, benzer bir sistemin orada da dayatıldığını öne sürüyor.
Ekonomistler, Gazze'deki kayıt dışı ekonominin bu tür haraç mekanizmalarıyla daha da büyüdüğünü, bunun da vergi gelirlerini düşürerek kamu hizmetlerini zayıflattığını ifade ediyor. Halkın büyük bölümü, temel ihtiyaçlarını karşılamak için yüksek fiyatlar ödemek zorunda kalıyor.
Bağlam ve değerlendirme
İsrail'in Gazze'ye yönelik ticari kuşatması yıllardır sürüyor. Ancak son dönemde 'koordinasyon sistemi' adı altında kurulan yapı, bu kuşatmayı daha da kurumsallaştırmış ve kişisel çıkar ağlarıyla iç içe geçmiş bir haraç ekonomisi yaratmış durumda. 13 kişilik grubun yönettiği bu sistemin, İsrail askerlerine de kaynak aktarması, olayın sadece bir bürokratik düzenleme değil, aynı zamanda askeri bir rant paylaşımı olduğunu gösteriyor. Uluslararası toplumun sessizliği, Gazze'deki insani krizin derinleşmesine zemin hazırlıyor. Bölgede kalıcı bir çözüm için öncelikle bu tür yasadışı uygulamaların son bulması ve ticari hayatın normale dönmesi gerekiyor. Aksi halde Gazze halkının yaşadığı ekonomik ve insani sıkıntılar daha da ağırlaşacak.