İsrail, Gazze Şeridi'nde uyguladığı soykırımın ardından işgal altındaki Batı Şeria'da da sağlık sistemini adım adım çökertiyor. Filistin'in gümrük gelirlerine el koyma, işçi yasakları, kontrol noktaları ve yardım kuruluşlarına yönelik kısıtlamalar, kamu ve özel sağlık sektörünü işlemez hale getirdi. Yetkililer, bu politikalarla Filistinlilerin temel sağlık hizmetlerine erişiminin neredeyse tamamen engellendiğini belirtiyor.
Gümrük Gelirlerine El Koyma ve Finansal Çöküş
Filistin yönetiminin en önemli gelir kaynaklarından olan gümrük vergileri, İsrail tarafından düzenli olarak alıkonuluyor. Bu, Batı Şeria'daki hastanelerin ilaç, tıbbi malzeme ve personel maaşlarını ödeyememesine yol açıyor. Filistin Sağlık Bakanlığı, 2024 yılında gelirlerin yüzde 40 oranında düştüğünü, bunun sonucunda birçok kamu hastanesinde elektrik kesintileri ve temel ilaç sıkıntıları yaşandığını açıkladı. Özel hastaneler de benzer şekilde finansal darboğazda; çünkü hasta sayısındaki düşüş ve ödeme gecikmeleri sektörü iflasın eşiğine getirdi.
İşçi Yasakları ve Kontrol Noktaları
İsrail'in uyguladığı işçi yasakları, binlerce Filistinli sağlık çalışanının hastanelerine ulaşmasını engelliyor. Özellikle Kudüs ve çevresindeki kontrol noktalarında saatlerce bekletilen doktor ve hemşireler, mesailerine yetişemiyor. 2024 yılında çıkarılan yeni düzenlemelerle, Batı Şeria'daki hastanelere giriş yapacak sağlık personeline özel izinler getirildi; ancak bu izinlerin çoğu keyfi olarak iptal ediliyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, kontrol noktalarındaki gecikmeler yüzünden her hafta yaklaşık 500 sağlık randevusu iptal oluyor.
Yardım Kuruluşlarına Kısıtlamalar
Uluslararası yardım kuruluşları, Batı Şeria'da faaliyet göstermek için İsrail'den onay almak zorunda. Son aylarda bu onayların neredeyse tamamı reddediliyor ya da süresiz erteleniyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) raporları, kısıtlamalar nedeniyle Batı Şeria'daki 11 hastanenin acil durum stoklarının tükendiğini gösteriyor. Özellikle kanser tedavisi ve diyaliz gibi hayati hizmetler durma noktasına geldi. Filistin Kızılayı, ağır hasta nakillerinin kontrol noktalarında engellendiğini ve en az 10 hastanın bu nedenle hayatını kaybettiğini belgeledi.
Uluslararası Toplumun Tepkisi
Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, İsrail'in sağlık sistemine yönelik saldırılarını kınasa da somut adım atılmadı. İsrail, güvenlik gerekçesiyle uygulamalarını savunurken, insan hakları örgütleri bunun toplu cezalandırma olduğunu vurguluyor. Filistin Sağlık Bakanı, “Batı Şeria'da sağlık sistemi çökmek üzere, uluslararası toplum seyirci kalırsa sonuç felaket olur” dedi.
Bölgesel ve Tarihsel Bağlam
İsrail'in Batı Şeria'daki bu politikaları, 1967'den beri süren işgalin yeni bir aşaması. Gazze'de 2023'te başlayan çatışmalar, İsrail'in Filistin topraklarındaki kontrolünü artırmasına bahane oldu. Uzmanlar, sağlık sisteminin çökertilmesinin, Filistin nüfusunu göçe zorlamak ve toprakları ilhak etmek için planlı bir hamle olduğunu söylüyor.
Bu gelişmeler, bölgede zaten kırılgan olan ateşkesi daha da tehlikeye atıyor. Filistin yönetimi, Mart 2025'te yapılması planlanan olağanüstü toplantıda konuyu gündeme taşıyacak. Ancak kısa vadede çözüm beklenmiyor. Sağlık hizmetlerinin çökmesi, Batı Şeria'da insani felaketin habercisi olabilir.