İsrail'e ait iş makineleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın Deyr Nizam köyünde Filistinlilere ait geniş tarım arazilerinde önceki gün başlattığı tahribatı sürdürdü. Bölgedeki onlarca zeytin ağacı sökülerek Filistinli çiftçilerin geçim kaynakları hedef alındı. Olay, bölgede artan gerilimin ve Filistin topraklarına yönelik sistematik müdahalelerin son halkası olarak kaydedildi.
Deyr Nizam'da Yıkım ve Ağaç Sökümü
Deyr Nizam köyü sakinlerine ait tarım arazileri, İsrail güçlerinin koruması altındaki iş makineleri tarafından tahrip edildi. Görgü tanıklarının aktardığına göre, buldozerler önce araziyi düzeltti, ardından onlarca yıllık zeytin ağacını kökünden söktü. Filistinli çiftçiler, bu ağaçların yalnızca bir gelir kaynağı değil, aynı zamanda kuşaklar boyu aktarılan bir miras olduğunu belirtiyor. Bölgede zeytincilik, Filistin ekonomisinin ve kırsal yaşamın bel kemiğini oluşturuyor.
İsrail makamları, söz konusu arazilerin "devlet arazisi" olduğunu iddia ederken, Filistinliler bu toprakların tapulu mülkleri olduğunu ve yıllardır ekip biçtiklerini vurguluyor. Deyr Nizam, Ramallah'ın kuzeybatısında yer alan ve sık sık İsrail yerleşimcilerinin saldırılarına maruz kalan köylerden biri. Olayın ardından köyde büyük bir tepki var.
Uluslararası Hukuk ve Yerleşim Politikaları
Uluslararası hukuk, işgal altındaki topraklarda yerleşim inşasını ve Filistinlilere ait mülklerin tahrip edilmesini yasaklıyor. Cenevre Sözleşmesi'nin 53. maddesi, işgalci gücün özel mülkiyete el koymasını veya tahrip etmesini açıkça yasaklar. Ancak İsrail, yıllardır bu kuralları ihlal ederek Batı Şeria'da yerleşim birimlerini genişletiyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2023 yılında Batı Şeria'da 1.000'den fazla Filistinliye ait yapı yıkıldı ve yüzlerce dönüm tarım arazisi tahrip edildi.
Filistin Dışişleri Bakanlığı, olayı kınayarak uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı. Bakanlık açıklamasında, "İsrail'in bu eylemleri, Filistin halkının varlığını ve kimliğini hedef alan bir soykırım politikasının parçasıdır" ifadelerine yer verildi. İnsan hakları örgütleri de benzer şekilde, zeytin ağaçlarının sökülmesinin sadece ekonomik değil, kültürel bir soykırım anlamına geldiğini belirtiyor.
Zeytin Ağaçlarının Anlamı ve Ekonomik Etki
Zeytin ağaçları, Filistin kırsalında yaşamın merkezinde yer alır. Yüzyıllardır dikilen bu ağaçlar, ailelere gelir sağlar, zeytinyağı üretimiyle yerel ekonomiye katkıda bulunur. Bir zeytin ağacının meyve vermesi için 5-10 yıl, tam verimliliğe ulaşması için ise 20 yıl gerekir. Sökülen her ağaç, bir ailenin yıllarca süren emeğinin yok olması anlamına gelir. Deyr Nizam'da sökülen ağaçların sayısı onlarca olarak ifade ediliyor; bu da köy ekonomisine ciddi bir darbe vuruyor.
Bölge halkı, uluslararası kuruluşların sessizliğinden şikayetçi. Filistinli çiftçiler, "Toprağımızı ve ağaçlarımızı korumak için elimizden bir şey gelmiyor. Her gün yeni bir saldırıyla karşılaşıyoruz" diyerek çaresizliklerini dile getiriyor. İsrail ordusu ise olayla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.
Barış Süreci ve Gelecek Perspektifi
Batı Şeria'daki bu tür tahribatlar, İsrail-Filistin çatışmasının çözümünü daha da zorlaştırıyor. Uluslararası toplum, iki devletli çözüm için çağrılarını sürdürse de sahadaki gerçekler her geçen gün bu hedeften uzaklaşıyor. İsrail'in yerleşim genişletme politikası, Filistin topraklarını parçalayarak bir Filistin devletinin kurulmasını fiilen imkansız hale getiriyor. Deyr Nizam'daki olay, bu politikanın sadece bir örneği.
Sonuç olarak, İsrail'in Batı Şeria'da Filistinlilere ait arazileri tahrip etmesi ve zeytin ağaçlarını sökmesi, uluslararası hukukun açık bir ihlali. Filistin halkının topraklarına ve geçim kaynaklarına yönelik bu saldırılar, bölgede kalıcı bir barış umudunu zayıflatıyor. Uluslararası toplumun etkili bir yaptırım uygulamaması, İsrail'in bu eylemlerini sürdürmesine cesaret veriyor. Zeytin ağaçlarının sökülmesi, sadece bir çevre felaketi değil, aynı zamanda bir halkın hafızasının ve direnişinin kökünden sökülmesi anlamına geliyor.