İşgalci İsrail, Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin kentinde yaklaşık 7,5 dönümlük Filistin toprağına el koyma kararı aldı. İsrail askeri yetkilileri tarafından çıkarılan emirle, Cenin'in batısındaki El-Mansura ve çevresindeki tarım arazilerinin "kamu arazisi" ilan edildiği belirtildi. Filistinli kaynaklar, kararın bölgede yaşayan onlarca ailenin geçim kaynağını tehdit ettiğini vurguladı.
El konulan arazilerin özellikleri
El konulan 7,5 dönümlük arazi, zeytin ve tahıl üretimi yapılan verimli tarım alanlarından oluşuyor. Cenin'in batısındaki El-Mansura köyü yakınlarında bulunan topraklar, yıllardır Filistinli çiftçiler tarafından işleniyor. İsrail ordusunun 2023 yılında başlattığı ve "Ekim 7 sonrası güvenlik operasyonları" olarak adlandırdığı süreç kapsamında, bölgede el koyma kararlarının arttığı gözlemleniyor.
Filistin Yerel Yönetimler Bakanlığı'na bağlı bir yetkili, yaptığı açıklamada, "Bu el koyma kararı, uluslararası hukuka aykırıdır. İşgalci güçler, sistematik olarak Filistin topraklarını gasbetmekte ve yerel halkı yerinden etmektedir" dedi. Bakanlık, karara karşı uluslararası platformlarda girişimlerde bulunacaklarını bildirdi.
Bölgedeki gerilim ve uluslararası tepkiler
El koyma kararı, Batı Şeria'da zaten yüksek olan tansiyonu daha da artırdı. Cenin, son aylarda İsrail güçleri ile Filistinli gruplar arasında sık sık çatışmalara sahne oluyor. Bölge sakinleri, kararın ardından topraklarını savunmak için toplanma çağrısı yaptı. Uluslararası toplumdan ise henüz resmi bir açıklama gelmedi; ancak insan hakları örgütleri, İsrail'in yerleşim politikalarının Filistinlilerin yaşam alanlarını daralttığını belirtiyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2023'ün başından bu yana Batı Şeria'da 10 binden fazla dönüm Filistin arazisi İsrail tarafından el konuldu veya yerleşim için tahsis edildi. Bu, son on yılın en yüksek rakamı olarak kayıtlara geçti. İsrail yönetimi ise el koyma kararlarının "güvenlik gerekçeleriyle" alındığını savunuyor.
Ekonomik ve insani boyut
El konulan araziler, yalnızca Filistinli aileler için değil, bölge ekonomisi için de kritik öneme sahip. Cenin ve çevresi, Batı Şeria'nın tarımsal üretim merkezlerinden biri. Zeytinyağı, buğday ve sebze üretimi, yerel halkın ana geçim kaynağı. Arazi kaybı, hem gıda güvenliğini hem de istihdamı olumsuz etkileyecek. Filistin Ekonomi Bakanlığı, el konulan her dönüm arazinin yıllık ortalama 5 bin dolar gelir kaybı anlamına geldiğini hesaplıyor.
Bölgede faaliyet gösteren tarım kooperatifleri, İsrail'in el koyma kararlarının sistematik bir şekilde Filistin ekonomisini zayıflatmayı amaçladığını belirtiyor. Kooperatif yetkilileri, "Topraklarımızı kaybettiğimizde sadece geçim kaynağımızı değil, kimliğimizi ve geleceğimizi de kaybediyoruz" ifadelerini kullandı.
Uluslararası hukuk ve yerleşim faaliyetleri
Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki topraklarda yerleşim yeri inşa etmek ve arazi el koymak yasak. Ancak İsrail, 1967'den bu yana Batı Şeria'da 130'dan fazla yerleşim yeri kurdu ve 600 binden fazla Yahudi yerleşimciyi bölgeye yerleştirdi. Bu yerleşimler, Filistin devletinin toprak bütünlüğünü ve iki devletli çözüm olasılığını ciddi şekilde zayıflatıyor.
Son el koyma kararı, İsrail hükümetinin yerleşim genişletme politikalarında geri adım atmadığını gösteriyor. Uzmanlar, bu tür kararların bölgede uzun vadeli bir istikrarsızlık yaratacağı ve barış sürecini daha da zorlaştıracağı görüşünde. Filistinli yetkililer, uluslararası toplumu, özellikle de ABD ve AB'yi, İsrail'e baskı yapmaya çağırıyor. Ancak şu ana kadar somut bir yaptırım veya açıklama gelmiş değil.
Sonuç olarak, İsrail'in Cenin'de 7,5 dönümlük araziye el koyma kararı, Batı Şeria'daki Filistin varlığını ve ekonomik sürdürülebilirliği hedef alan bir adım olarak değerlendiriliyor. Uluslararası hukuka aykırı bu uygulama, bölgede barış umutlarını daha da azaltırken, Filistinli ailelerin topraklarından koparılması insani bir krizi derinleştiriyor. Taraflar arasında diyalog ve adil bir çözüm için acil adımlar atılmadığı sürece, benzer el koyma kararlarının devam etmesi bekleniyor.