İşgalci İsrail güçleri ve yerleşimciler, işgal altındaki Batı Şeria'nın dört kentinde 14 ayrı saldırı düzenledi. Saldırılarda Filistinlilere ait 300 koyun çalındı ve bir su hattı tahrip edildi. Olaylar, bölgede artan gerilimin son halkası olarak kaydedildi.
Saldırıların Ayrıntıları
Filistin resmi kaynaklarına göre, saldırılar Ramallah, Nablus, El Halil ve Cenin kentlerinde yoğunlaştı. İsrailli yerleşimciler, Ramallah'ın doğusundaki köylerde Filistinlilere ait 300 koyunu gasbetti. Hayvanların zorla götürüldüğü ve sahiplerinin direniş girişimlerinin İsrail askerleri tarafından engellendiği bildirildi.
Nablus'ta ise Filistinli çiftçilerin tarım arazilerine baskın düzenlendi, bir su hattı buldozerlerle kesildi. Bu kesinti, bölgedeki yaklaşık 500 dönümlük tarım arazisinin sulanmasını imkânsız hale getirdi. El Halil'de gece saatlerinde evlere yönelik baskınlar düzenlendi, Cenin'de ise Filistinlilere ait iş yerleri tahrip edildi.
Filistin Yönetimi'nden Tepki
Filistin Yönetimi Sözcüsü, saldırıları kınayarak uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı. "İsrail'in bu saldırıları, Filistin halkına yönelik sistematik bir baskı politikasının parçasıdır. Çalınan hayvanlar ve kesilen su hattı, sadece ekonomik değil, aynı zamanda insani bir kriz yaratmaktadır" dedi. Filistin Tarım Bakanlığı, son bir ayda Batı Şeria genelinde 2.000'den fazla hayvanın çalındığını ve onlarca su kuyusunun tahrip edildiğini açıkladı.
İsrail ordusu ise saldırılarla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı. Ancak İsrailli yetkililer, yerleşimci şiddetini "aşırılık yanlısı unsurlar" olarak nitelendirerek soruşturma başlatıldığını iddia etti. Buna rağmen, bugüne kadar hiçbir yerleşimci yargı önüne çıkarılmadı.
Ekonomik ve İnsani Etkiler
Batı Şeria'da hayvancılık, Filistin ekonomisinin bel kemiğini oluşturuyor. 300 koyunun çalınması, doğrudan geçim kaynağı hayvancılık olan onlarca aileyi etkiledi. Bir koyunun ortalama değeri 1.500 ila 2.000 şekel (yaklaşık 400-550 dolar) arasında değişiyor. Bu durumda toplam zarar 450.000 ila 600.000 şekel (120.000-160.000 dolar) arasında hesaplanıyor.
Su hattının kesilmesi ise tarımsal üretimi durma noktasına getirdi. Bölgede zeytin, üzüm ve sebze üretimi yaygın. Sulama yapılamayan arazilerde rekoltenin %70'e varan oranda düşmesi bekleniyor. Filistinli çiftçiler, alternatif su kaynağı bulmakta zorlanıyor ve kuyu açma izni alamıyor.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi, bölgede artan şiddetin sivil halk üzerindeki etkilerine dikkat çekerek taraflara uluslararası hukuka uyma çağrısı yaptı. Ancak bölgede kalıcı bir çözüm umudu her geçen gün azalıyor.
Arka Plan: Yerleşimci Şiddeti ve Dokunulmazlık
İsrail'in 1967'den bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da, yasa dışı Yahudi yerleşim birimleri bulunuyor. Uluslararası hukuka göre bu yerleşimler yasa dışı. Buna rağmen İsrail, yerleşimcileri koruyor ve saldırılarına göz yumuyor. Son yıllarda yerleşimci şiddeti arttı; 2023'te Birleşmiş Milletler, Batı Şeria'da 1.000'den fazla Filistinlinin yerinden edildiğini raporladı.
Filistinliler, İsrail askerlerinin ve yerleşimcilerin saldırılarına karşı hukuki yollara başvursa da, İsrail mahkemeleri genellikle yerleşimcileri haklı buluyor veya davaları sürüncemede bırakıyor. Bu durum, cezasızlık kültürünü güçlendiriyor.
Uluslararası toplum, özellikle Avrupa Birliği ve ABD, zaman zaman yerleşimci şiddetini kınıyor ancak somut yaptırımlar sınırlı kalıyor. Son saldırılar, bölgede barış umudunu daha da zayıflatıyor.
Uzmanlar, İsrail'in Batı Şeria'daki saldırılarının sadece Filistinlileri değil, bölgedeki istikrarı da tehdit ettiğini belirtiyor. Ekonomik kayıplar ve insani kriz, uzun vadede daha geniş çaplı bir çatışmaya zemin hazırlayabilir. Filistinliler, uluslararası toplumun sessizliğini "suç ortaklığı" olarak değerlendiriyor.